Gözlerim kapalıydı, kendimi derin bir kuyunun dibinde gibi hissediyordum. Her şeyi çok derinden duyuyordum ve sanki boşlukta gibiydim. Kafatasımdaki kemikler hafiflemiş ama başımın ağırlığı artmış gibi hissediyordum. Gözlerimi açamıyordum. Kulağımda uğultular vardı. Kendi hayatımı dışardan izliyordum sanki. Ruhum adeta bedenimde değildi. Her şeyin farkındaydım ama bedenime yapılacak hiçbir şeye karşı koyamazdım. Bilincim yerine geliyordu ama ben tam olarak kendime gelememiştim. En son hatırladığım elimdeki zarftı. Şimdiyse buradaydım. Göğsüm sıkışıyordu. Dilimde, damağımda, göz kapaklarımda ağırlıklar vardı. Zihnim, bedenime asla komut gönderemezdi. Kulağıma gelen sesler adeta bir pazar yerinin yakınından geçerken, kulağınızı dolduran sesler gibi doluyordu kulağıma. Sesler vardı ama anlam

