Arman’ın son dediği şeyden sonra, inatla kalkarak hap almıştım. O inatla çocuk istiyorken ben inatla istemiyordum. Kararımı, ne hissettiğimi düşünmeden benden böyle bir şey isteyemezdi… Bedenime sarılı olan kollar ve belime tüm cüssesini yaslamış olan kocam, başı her zamanki gibi boynuma gömülü bir şekilde uyuyordu. Onu kırmak istemiyordum ama bunu o istiyordu. Dün yaşanan şeyden sonra sabaha kadar uyumuştuk, akşam Azir’e gidicektik ama ben yorgunluktan uyanmamıştım bile. “Arman uyan” dedim mırıldanarak. Sıcak nefesi tenimi yalıyordu ve bu his içimi ürpertiyordu. “Arman!”dedim tekrar hafif yüksek bir sesle. Öyle bir sarmıştı ki beni, sanki dar bir kafese sıkmış gibi hissediyordum. “Uyansana be adam!” dedim bağırarak, bir kaç rahatsız homurtusunu işittim. Boynuma gömdüğü başını kaldı

