ŞAHİN Harikaydı. Onu izlerken, ağzından çıkan kelimeleri dinlerken göğsüm gururla kabarıyordu. On parmağında on marifet tabiri tam olarak ona uyan bir deyimdi. Yeri geldiğinde bir yanardağdan daha ateşli, yeri geldiğinde bir hortumdan daha yıkıcıydı. Hem gözü kara, hem zekası hayranlık uyandırıcıydı. Hayranı olmamak elde değildi ve bu yüzden odada ona hayran hayran bakan her gözü istisnasız oymak istiyordum. Gökhan ve bana posta koyup “ben babamın odasına geçiyorum, hadi Eylem,” diyerek bizi iki erkek odada göt gibi bıraktılar. O benden onu eleştirmemi isterken ben Gökhan hıyarına kafa tutmaktan kendimi alamamıştım. “Senin yüzünden,” dedim Gökhan’a ters bir bakış atarak. “Kafana taş atsa benden bileceksin,” diye homurdandı. “Sen niye bizim ilişkimize karışıyorsun? Ben senin ilişkine l

