“Kelimelerimin, senin ismini silmesine izin verme.” demişti bir keresinde. Ama onun kelimeleri ismimi değil, ruhumu silmişti. Poyraz'ın yine ortalarda olmadığını görünce önce kızların olduğu yere gittim. Gerçi kızlar artık orada değil, Ela'nın tedavi merkezindelerdi. Orada olmadığını görünce biraz ilerideki merdivenlerden aşağı indim. Depo gibi olan yere girince Poyraz'ın Tayfun'u konuşturmaya çalıştığını gördüm. "Sıktın artık konuş da bitsin bu iş." diye bağırırken benim içeri girdiğimi fark etti. "Onu ben öldürmedim diyorum." "Anladık be anladık. Peki nerede?" Tayfun ağzındaki yaralara rağmen pis pis sırıtarak bana baktı. O sırada içeri gelen Kader hanım "Yeter." dedi. "Bırak onu, ne hali varsa görsün." " Ne saçmalıyorsun sen anne?" diye sinirle soludu Poyraz. Haklıydı da. Ba

