Feza'dan Baran ve Dilara'yı kaybetmemizin üzerinden iki hafta geçmişti bile. Bu süre içerisinde Can ve Kral'ı görmemiştik. Rosalina ve beni bu eve tıkıp ortadan kaybolmuşlardı. Neredeler ya da ne yapıyorlar bilmiyorduk. En acı olanı ise Can gittiği günden beri beni bir kez olsun aramamış, bebeğimizi sormamıştı. Baran'ın ölümü onu neden bu kadar sarstı bilmiyorum. Ben de kardeşi dediğim insanı kaybetmiştim ancak onun gibi bebeğimizi düşünmemezlik etmiyordum. Kendimden geçmiştim artık, sadece çocuğuma iyi baba olsa yeterdi. Ama bu süreçte anlamıştım ki Can onu da beceremiyordu. Becerebileceğinden emin de değildim. Bugün hem cinsiyeti öğrenmek hem de bebeğimizin sağlığının nasıl olduğunu sormak için doktora gitmemiz gerekiyordu. Ve ben hazırlanmak yerine Can'a ulaşmak ile meşguldüm. Sabaht

