Akşamın sessizliği camdan içeri sızarken, içimde bir ses susmuyordu. “Aras’la konuşmalıyım,” diyordum kendime. Ne söyleyeceğimi bilmiyordum ama susmak artık daha çok yakıyordu. Kalbim, söylenmemiş kelimelerin ağırlığıyla boğuluyordu. Üzerime hafif bir ceket aldım, dışarı çıktım. Hava serin, gökyüzü morun en koyu tonuna bürünmüştü. Her adımımda içimde bir umutla bir korku çarpışıyordu. Konağa vardığımda, kalbim deli gibi atıyordu. Arabadan inip derin bir nefes aldım, sonra o ağır kapıdan içeri girdim. Gözlerim onu aradı. Aras… Oradaydı. Ama yalnız değildi. Yanında o kadın vardı, zarif bir kahkaha dudaklarından dökülüyordu. Kadının eli Aras’ın koluna değdiğinde, içimde bir şey koptu. Yanlarında bir adam daha vardı, gülüyorlardı, eğleniyorlardı sanki ben hiç olmamışım gibi. O an içimdeki t

