Eylül'ün Anlatımından Devam Yemeğe gitmek için ayağa kalktığımda kapım açıldı. "Hazır mısın?" Demir çoktan giyinmişti bile. Belli ki onun bir dakika beklemeye bile niyeti yoktu. Ama sen kaşındın kızım. Sen dedin eve gidelim diye. "Sen işlerini hallettin mi?" Başını salladı. "Rapor tuttum, Gürsel albaydan azar işittim ve her şeyi bitirdim. Senin mesai de bittiğine göre. Bence artık gidebiliriz." "Ama çok acıktım." önlüğümü çıkarıp askıya asarken tam karşımda durdu. "Ne yemek istersin?" "Yemekte ne var biliyor musun?" Başını salladı. "Mercimek çorbası, tavuk şiş, sebzeli pilav ve irmik tatlısı." "O zaman burada yiyelim." "Senin beni oyalamak gibi bir niyetin varsa öyle bir şeye izin vermem, haberin olsun." Güldüm. "Elbette yok." aramızdaki mesafeyi kapattım. Bugün ona ayr

