Geniş, karanlık bir odada, antik taşlarla işlenmiş bir masa tüm ihtişamıyla odanın merkezinde duruyordu. Duvarları saran ağır perdeler odanın loş ışığını daha da azaltırken, gölgelerin arasında kalan figürler sessizce yerlerini almıştı. Bu figürler, dünyanın dört bir yanından gelen güçlü ve gizemli varlıklardı. İnsan görünümündeydiler, ama hareketlerinde, duruşlarında ve bakışlarında doğaüstü bir ihtişam ve soğukluk vardı. Burası, görünenden fazlasını planlayanların toplandığı bir mekândı; zamanın ve mekânın dışındaki bir merkezde buluşuyorlardı. Masaya ilk önce uzun siyah bir pelerin giymiş, yüzü gölgelerin içinde kalan biri yaklaştı. Elleri, masanın kenarını sıkıca kavrarken, dikkatini masanın üzerindeki haritaya çevirdi. El yapımı, sembollerle süslenmiş, dünyanın kadim noktalarını işar

