Elif'ten Timur’un kollarından ayrıldıktan sonra gözlerim odayı turladı ister istemez. Bu oda bir misafir odası değildi. Beni kendi odasına getirmişti. Oda o kadar Timur’un kişiliğini yansıtıyordu ki fark etmemek mümkün değildi. Duvarlarda koyu tonlar hakimdi; gri ve koyu yeşilin birbirine karıştığı, göz yormayan ama derin bir sakinlik veren renklerle döşenmişti. Odanın geniş camlarından dışarı süzülen ışık, içeriye hafif bir aydınlık katıyordu. Yüksek tavanlarda asılı duran modern ama zarif bir avize, odaya hem sıcak hem de gösterişli bir hava veriyordu. Her detay özenle seçilmiş, bir araya getirilmişti; Timur’un duruşunu, tarzını ve ağırbaşlılığını yansıtan her şey buradaydı. Bir köşede, geniş deri bir koltuk ve yanında birkaç kitap dizili olan bir sehpa dikkatimi çekti. Kitaplar, san

