6.BÖLÜM

1551 Kelimeler
Bebeğin karnını doyurmuş, altını almış ve uyutmuş yatağına yatırmıştı. Sırada kendisini uyutmak vardı fakat 1 haftadır sürdürdüğü bu tempoya sanki alışmış gibi uykusu gelmiyordu. Odanın kapısını açık bırakarak mutfağa ilerledi. Berhan, yurt dışında ki son işlerini halletmek üzere Amerika'ya geri dönmüştü. Bu gece dönüyor olması gerekiyordu fakat hala gelmemiş olmasını işlerinin uzamış olabileceğine bağlıyordu Saygı. Onu daha fazla düşünmeden kendisine bol sütlü kahve hazırlayıp salona geçti. Bu eve geleli 9 gün olmuştu. Olduğu duruma çok fazla alıştığı söylenemezdi. Hala daha bir bebeğe bakıyor oluşu onu oldukça şaşırtıyor ama aynı zaman mutluda ediyordu. Alıştığı tek şey sürekli diken üstünde oluşuydu. Uykuda, yemek yerken, duşta, normal otursa bile bir kulağı sürekli bebeğin olduğu yerdeydi. Kendi canı olsa belki belki birazcık daha rahat olurdu ama emanet can olunca tetikte olmak daha rahat hissettiriyordu. Herkesten önce Sırma'nın yüzünü kara çıkarmak istemiyordu. Ona bir söz vermişti ne olursa olsun sözünü tutmak ve bebeğe çok güzel şekilde bakmak istiyordu. Bu durumu yarın Berhan beylede konuşacak ve bebeğin sürekli bakıcısı olmak için izin isteyecekti. Aklında ki düşünceleri bir süreliğine rafa kaldırıp kahvesinin son yudumunu içtikten sonra duşa girmeye karar verdi. Berhan bey dönmeden duşunu alıp rahatlamak istiyordu. O varken bebeği ona bırakmaksına izin vermiyordu ve evde olduğu içinde kapısı açık duş alamıyordu o yüzden şuan onun için çok iyi bir saatti. Bebek alıştığı düzenle uyumaya devam ederse 2 saat sonra uyanacak ve mamasını yiyip tekrardan uyuyacaktı. O yüzden en az 1.5 saatinin olmasının rahatlığıyla bebeğide beşiğiyle beraber kendi kaldığı odaya geçirip hızlıca odanın içinde ki banyoya girip kapısını açık bıraktı. Üstündekilerden kurtulup sıcağa ayarladığı suyun altına girip bir kaç dakika kıpırmadan durdu Saygı. Bu yaşadıkları ona ağır gelse bile yinede şikayet edemiyordu çünkü içeride masumca uyuyan bebeğin hiçbir suçunun olmaması ve bakıma muhtaç oluşu her şeyi değiştiriyordu . O yüzden günde 2 saatte uyusa, yemeği yarıda da kalsa, tuvalete bile koşarak girip çıksada onun varlığı ve sağlıklı olması bütün yükü omuzlarından çekip alıyordu sanki. Saçlarını şampuanlayıp duruladıktan sonra tam keselenmek üzereyken bebeğin ağlamasıyla hızla suyu kapatmış ve kenarıda asılı olan havluyu bedenine sararak odasına geçmişti. Beşikte ağlayan bebeği kucağına almadan beşikle beraber sallayıp tekrar uykuya dalmasına sebep olmaya çalıştı. Ağlamaktan ziyade mıkırdanması Saygı'nın gülmesine sebep olmuştu. "Sen çok nazlı bir bebeksin çilek kızım. 10 dakika sonra uyansan ne olurdu sanki." Beşiğe doğru eğilmiş sanki bebek kendisine cevap verecek gibi konuşmaya başlamıştı Saygı. Bebeğin yanağını yavaşça okşayıp uyuduğunu düşünerek banyoya tekrar girdi hızlıca duşuna kaldığı yerden devam edip en sevdiği portakal kokulu duş jeliyle köpüklendikten sonra durulanıp daha fazla oyalanmadan duştan çıktı. Bedenine sardığı havluyla içeri girip sessizce beşikte uyuyan bebeğe baktı. Mışıl mışıl uykusuna devam ediyordu. Hızlıca dolabından bu eve gelmeden önce ki son çarşıya çıkışlarında Erva ve Eylül'le aynısını aldıkları daha etiketi üzerinde olan beyaz yarım gibi olan dantelli sütyenini ve takımı olan külotu giydi. Tam üzerine pijamalarını giyecekken bebeğin ağlamasıyla yanına koşturup sırtını sıvamazlaya başladı. Bebeğin ağlamasıyla aynı anda eve giren Berhan bey ağlama sesini duymasıyla hızlıca üst kata çıkmış ve açık kapıdan sorgusuz sualsiz içeri girmiş girdiği gibide gördüğü manzara karşısında donup kalmıştı. Ayak sesini duymasıyla hızlıca arkasını dönmüş ve bir kaç adım ötesinde duran adamı görmesiyle gözleri şaşkınlıktan kocaman açılmıştı. Bir kendi haline bir bebeğe birde kendisini süzen Berhan beye bakıyordu. Berhan ise olayın şaşkınlığı atmış karşısında ki güzelliği izlemeye dalmıştı. Barda ve evde gördüğü anlardan çok farklıydı şuanda. Pürüzsüz teni gözlerinin önündeydi ve kendisi epey zorlanıyordu. "Be...Berhan bey şey bebeği alıp dışarıda bekler misiniz.?" Saygı zar zor bir araya getirdiği kelimelerle Berhan'ın göğüslerinde olan dikkatini çekebilmişti. Berhan anın şokuyla kafasını sallayıp Saygı'ya bir kaç adım daha yaklaşıp bebeği beşikten almasını izledi. Normalde asla bir kadının bedenini, helede yanında çalışan birinin bedenini süzmezdi fakat karşısında ki kadın kendisinde bıraktığı, adını koyamadığı bu etki bütün tabularını birer birer yıkıyordu. Bebeği Saygı'da alırken bilerek ellerine fazla temas etmiş ve saçlarından gelen kokuyu gözlerini kapatarak solumuştu. "Ben..ben hemen giyinip geliyorum." Berhan'ın bir şey demesine müsade etmeden banyoya tekrar girip bu sefer kapısını kapatmıştı. Sırtını kapıya yaslayıp yavaşça yere çöktü. Ellerini utanç içinde yüzüne kapatıp derin nefesler almaya başlamıştı. Nasıl bu hale gelmişti anlamıyordu. Kapı sesini duymaması resmen utançtan domatese dönmesine sebep olmuştu. Daha fazla öyle kalmadan saçlarını kurutmuş odaya tekrar dönmek zorunda kalmıştı. Neyse ki Berhan o banyoya girdikten hemen sonra kucağında ki bebekle salona dönmüştü. "Seninle hatta sizinle ne yapacağız güzel kız. Neyin olacağım ben senin ? Baba olmaz ki benden. Kendi babamda sevmediğim ne varsa hepsi bende toplandı be güzelim. Kalbini kırarım, üzerim seni diye ödüm kopuyor. Nasıl baba olacağım ben sana." Berhan kucağında ki bebeği kırılacak gibi tutuyor aynı zamanda da onunla konuşuyordu. Ne yapacağı hakkında en ufak bir fikri yoktu. Ona bakacak büyütecek ve iyi biri olması için elinden geleni yapacaktı fakat nasıl baba olunur bilmiyordu. Kalp kırmadan nasıl sevilir, insanlar nasıl mutlu edilinir bilmiyordu. Annesi ve babası asla anlaşamayan sürekli kedi köpek gibi didişen çiftti ve Berhan kavgaların cirit attığı evde büyümüştü. Babası annesine el kaldırdığında onu karşısına alarak babasının öfkesinin kendisine yönelmesi ve gençliğinin sürekli kavgalı geçmesine sebep olmuştu. Şimdi kendisi babası gibi geçimsiz sinirli bir adam olmuştu. Hayatına giren kadınlar onu tanıdığında ondan uzaklaşıyordu. Yersiz öfkesi, ilgisizliği onları sevmediği yada kadına değer vermediği için değildi. Bilmiyordu. Berhan Erzade Atahanlı bir kadın nasıl sevilmeli bilmiyordu ve kucağında ki kız çocuğunu üzeceğim diye ödü kopuyordu. Allahtan başka kimseden korkmayan adam kolları arasında ki bedeni inciteceğim diye o doğduğu andan beri korkuyordu. Salona giren Saygı'yla yerinde dikleşip onu baştan aşağıya süzdü. Gri pijama takımını giymiş ve saçlarını iki yandan örüp ortada ikisini bağlamıştı. Berhan ayağa kalkıp bebeği onun kollarının arasına bıraktı. Yanına yaklaştığında yine aynı kokuyu duymasıyla yutkundu. Bu kadın çok güzel kokuyordu ve Berhan o kokuyu daha yakından...onun boynundan solumak istiyordu. "Berhan bey sizinle bebek hakkında konuşabilir miyiz.?" Berhan bir kaç adım uzaklaşıp kafasını olumlu anlamda salladıktan sonra az önce kalktığı koltuğa oturup, Saygı'nında karşısında tekli koltuğu oturmasını izledi. Saygı kucağında ki bebeği dikkatle tutup sırtını okşamaya başlamış aynı zamanda kafasında söyleyeceği şeyleri toparlamaya çalışıyordu. "Öncelikle bu güzel kıza artık bir isim vermelisiniz değil mi?" Sorusuyla Berhan kafasını olumlu anlamda sallayıp günlerdir aklında olan isimi fısıldadı. "Duru...Duru Atahanlı olacak." Saygı duyduğu isimle hafifçe gülümseyip bebeğe baktı. "Merhaba Duru. Şimdi tam tanışmış olduk." Küçük yüzüne tüy kadar hafif bir öpücük gönderdikten sonra bakışlarını onları izleyen adama çevirdi. "Bakıcı arayışında olduğunuzu biliyorum. Elbette daha bilgili okumuş birini istersiniz. Fakat Sırma...Sırma doğumdan 2 hafta önce bana her şeyi anlattı ve benden bebeğine benim bakmamı istediğini söyledi. Ben nasıl yaparız bilmiyorum ama Duru'ya bakabilir miyim ? Yani başka bakıcı alsanız bile en azından akşamları İpek Hanım'ın evlerinde işim bitince 1-2 saatlikte olsa gelebilir miyim ? Ben verdiğim sözü en azından birazda olsa tutmak istiyorum. Alacağınız bakıcının yada sizin gözetiminizde Duru'nun yanında olurum?" Berhan duydukları karşısında biraz şaşırmıştı. Çünkü bakıcı arayacağını söylese bile öyle bir şey yapmıyordu. Duru'ya, Saygı'nın bakmasını istiyordu. Saygı kabul etmese eğer İpek Hanım'ların yanında aile sıcaklığı ile büyümesini istediği için onlara yakın ev almayı bile düşünmüştü. Ama Saygı'nın burada bu evde olması ilk istediğiydi ve karşısında ki kadın tam olarak bunu yapabileceğini söylüyordu. "Duru'ya sadece senin bakmanı istiyorum Saygı. Başka bakıcı istemiyorum. Yarın İpek hanımlarla konuşur bütün eşyalarını buraya isterim. Eğer senin içinde tamamsa bundan sonra Duru'nun bakıcısı, ablası neyi istersen olursun." Saygı duydukları ile heyecanla yerinde kıpırdandı. Şuanda gidip Berhan Bey'e sarılmamak için zor duruyordu. Duru'nun saçlarına uzunca öpücük kondurduktan sonra yavaşça ayağa kalktı. "Çok teşekkür ederim Berhan Bey. Bu iyiliğinizi asla unutmayacağım çok sağolun." Berhan'ın kafa sallamasıyla odadan çıkmak üzereyken onun seslenmesiyle durup döndü. "Maaş, izin işini konuşmadık." Saygı yüzünde ki gülümsemeyi silmeden konuşmaya başladı. "Maaş siz ne verirseniz kabulüm. İzinde istemiyorum. Eğer sizde kabul ederseniz Duru 1 aylık olduktan sonra izinlerimi onunla beraber dışarıda geçirebilirim. Gözüm gibi bakar korurum onu merak etmeyin." Berhan karşısında ki kadının bu hallerine içi giderek baktı. Kadınlar nasıl sevilir bilmediği için hiçbir kadına duygusal anlamda yaklaşmıyordu ve bu durumda ulaşılmaz gözüktüğü için herkesin hedefi haline geliyordu fakat karşısında ki kadın kendisine ulaşmak yerinde kucağında tuttuğu bebeğe ulaşmak istiyordu. Onu ilk barda gördüğünde kendisini beğeniyle süzmesi ve bir süre sonra bir daha kendisine bakmamasıyla Berhan'ın dikkatini çekmişti. Onu sürekli göz hapsinde tutmuştu fakat Saygı bir süre sonra kendisine göz ucuyla bile bakmamış onu yok saymıştı. Evde yemeğe gittiklerinde Sırma'yı gördüğünde ki yüzünün ifadesiyle şaşırdığını hatta şok olduğunu anlamıştı Berhan. O gecede bir kere bile kendisine bakmamıştı. Ama evlerine geldikleri gün... O gün Berhan için devrim olmuştu sanki. Odasında gördüğü kadının banyodan çıktıktan sonra bedenine bakışını ne yaparsa yapsın unutamıyordu. Daha fazla baksın hatta kendisine dokunsun istiyordu fakat imkansız olduğunuda biliyordu. Onuda incitemezdi. Bunu gözleri eşsiz güzellikte ki kadına yapamazdı. Onu sadece uzaktan izlemekle yetinecek ve beğenide olsa ona karşı olan bütün duygularına ket vuracaktı. Yapamazdı. Kızına bakıcılık hatta ablalık edecek olan o kadını kendi beğenisi yüzünden üzemez onuda diğer kadınlar gibi kıramazdı. Kendinden ve düşüncelerinden korumak zorundaydı. Berhan olduğu yerde biraz daha oturduktan sonra saatin sabah sularına yaklaştığını görünce bir kaç saat olsa bile uyumak için yukarıya çıktı. Kendi odasına girmeden önce Duru'nun odasının önüne gelmiş aralık kapıdan içeriye sızmıştı. Gördüğü manzara az önce verdiği kararları sorgulatacak kadar güzeldi. Saygı beşikte bir türlü uyumayan bebeğide alıp odasında ki koltuğa oturmuş onuda göğsüne yatırıp yavaş yavaş sırtını sıvazlayarak uyutmuş daha sonra aynı pozisyonda kendiside uyumuştu. Kendi uykusu kuş kadar hafifti. Duru içli içli nefes alsa gözlerini açıyor onu biraz daha sıkı sarmalıyordu. Berhan manzarayı biraz daha izledikten sonra kendisine uzak duracağına dair son sözünü vermiş ve sessizce kendi odasına girmişti. Sözler tutulmak için verilirdi değil mi ?
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE