Bölüm 8—Kırıklar, Kahkahalar ve Gerçekler

1208 Kelimeler

Can, mutfağın köşesindeki tabureye oturmuş, önlüğünü üstüne geçirmişti. Küçük fesefir, karşısında, halının üzerine yayılmış şekilde onun söylediklerini dinliyor gibi bakıyordu. Gözlerinin içi parlıyordu; biraz merak, biraz da yaramazlıkla… Artık kaçmaya ya da saldırmaya niyeti yoktu. Hatta bir ara Can’ın elindeki pipeti ağzına alıp emmeye çalışmıştı ama pipet jelibon çıkarmayınca sinirlenip yere tükürmüştü. Can, “Seninle aramızdaki diplomatik ilişkiler gayet iyi ilerliyor,” dedi gülümseyerek. Elindeki cihazla küçük kan tüpünü tarıyordu. “Bakalım, DNA’nda insan tarafı mı ağır basıyor, yoksa uzaylı mı çıkacaksın…” Fesefir, Can’ın dizine tırmanmaya kalkınca, “Hop! Dur bakalım. Bilim adamının üstüne çıkılmaz, en fazla yanında oturulur,” diye söylendi. Ama fesefir durmadı, Can’ın dizine kurul

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE