Odada tek başıma, Diyar'ın gelmesini beklerken, kalbim hala hızla çarpıyordu. İçimdeki korku ve endişe, her an artıyordu. Gelecekte ne olacağını kestiremiyordum ve bu belirsizlik beni daha da huzursuz ediyordu. Zaman geçtikçe, konağın içindeki sessizlik yerini dışarıdan gelen seslere bıraktı. Salondan gelen bağrışmalar odama kadar ulaşıyordu. Hanım Ağa'nın öfkesi, tüm konağı sarmıştı. Onun sinirli ve yüksek sesle bağırışlarını duyabiliyordum. "Bu nasıl olabilir? Diyar nasıl böyle bir şey yapar? Ne demek aşiretin önüne o kızı karım diye çıkarmak, bu ne demek? Benimde adım Berivan’sa ben bunun hesabını o kıza soracağım." diye bağırıyordu. Sesi, öfkeden titriyordu. Etrafındaki herkese bağırıyor, kızıyordu. Konağın içi, onun öfkesinin yankılarıyla dolmuştu. Kalbim hızla çarpmaya başladı. Diya

