Tanıl, “Kim… kim dedin Naz?” diye fısıldadı.
Naz tereddüt ederek baktı: “Asya… Asya diye birini tanıyor musun, Tanıl?”
Tanıl’ın yüzündeki gülümseme bir anda dondu. Gözleri yere kaydı, parmakları titreyerek birbirine dolandı.
Uzun bir sessizlikten sonra zorla konuştu:
“Evet… Tanıyorum. Ama anlatması kolay değil Naz.”
Derin bir nefes aldı.
“Asya… benim üvey kardeşim.”
Naz’ın kalbi bir an duracak gibi oldu. “Üvey kardeşin mi? Ama… neden hiç bahsetmedin?”
Tanıl başını kaldırdı, gözlerinde yıllardır saklanan bir acı vardı.
“Çünkü onu anlatmak… geçmişimi anlatmak demek.”
Naz merakla sordu "Nasıl yani"
Naz’ın sorusu havada asılı kaldı.
Tanıl’ın yüzündeki gülümseme yavaşça silindi. Gözleri bir an donuklaştı, sonra etrafa bakındı. Sanki birinden saklanıyormuş gibiydi.
“Bu ismi… nereden duydun Naz?” dedi fısıltıyla.
Naz’ın kalbi hızlandı.
“Az önce kafede yanıma geldi. Beni tanıdığını söyledi… sonra da kaçtı.”
Tanıl’ın yüzü bembeyaz oldu. Elini Naz’ın koluna sıkıca koydu.
“Onunla bir daha konuşma.”
Naz şaşkınlıkla baktı. “Neden? Tanıl, kim bu kız?”
Tanıl bir süre sustu. Dudakları titredi. Sanki söylemekle söylememek arasında kalmıştı.
“Çünkü…” dedi zorlanarak.
“Asya yıllar önce ortadan kayboldu.”
Naz’ın içi ürperdi. “Ne demek kayboldu?”
Tanıl gözlerini Naz’ın gözlerine dikti.
“Onu en son gördüğümüzde… öldüğü sanılıyordu.”
Naz geri çekildi. Kalbi küt küt atıyordu.
“Bu imkânsız… Benimle konuştu.”
Tam o anda Naz’ın telefonu titredi. Bilinmeyen numaradan bir mesaj gelmişti.
📩 “Onu sakın dinleme Naz… Tanıl sana gerçeği söylemiyor.”
Naz’ın elleri titredi.
Yavaşça başını kaldırdı.
Kalabalığın arasında, uzakta… Asya onları izliyordu.
Ve bu kez yüzünde korkutucu bir gülümseme vardı…
Naz’ın telefonu hâlâ titriyordu.
Tanıl mesajı okumaya çalıştı ama Naz telefonu hızla geri çekti.
“Bu kim?” diye sordu Tanıl, sesi sertleşmişti.
Naz fısıldadı:
“Bilmiyorum… ama beni tanıyor.”
Tam o anda Tanıl’ın bakışları dondu. Naz’ın arkasına kilitlendi.
Naz yavaşça döndü…
Kalabalığın arasında, Galata Kulesi’nin gölgesinde Asya duruyordu.
Gözleri direkt Tanıl’a bakıyordu.
Tanıl’ın nefesi kesildi.
“Asya…” diye fısıldadı.
Naz şaşkınlıkla baktı.
“Demek tanıyorsun.”
Tanıl cevap vermedi. Sadece Naz’ın elini tuttu.
“Buradan gidelim.” dedi.
Naz elini çekti.
“Hayır. Bana gerçeği söylemeden hiçbir yere gitmiyorum.”
Tam o anda Asya telefonundan bir şey yazdı.
Naz’ın telefonu yine titredi.
📩 “Ona Galata gecesini sor…”
Naz’ın kalbi sıkıştı.
“Tanıl… Galata gecesi ne?”
Tanıl’ın yüzü bir anda bembeyaz oldu.
Ve ilk kez… korkmuş gibiydi.
Tanıl derin bir nefes aldı, "Naz, lütfen... Beni dinle" dedi, sesi titreyerek. "Galata gecesi... O gece Asya'yı son gördüğüm geceydi. Biz... biz bir anlaşmazlık yaşadık. O... o kaybolduktan sonra, herkes öldüğünü düşündü."
Naz, "Ama... ama ben anlamıyorum. Neden?" diye sordu, kafası karıştı.
Tanıl, "Asya... o benim geçmişimin bir parçası. Lütfen Naz, bana güven" dedi, Naz'ın ellerini tutarak.
Asya, uzaktan izliyordu. Yüzünde gizemli bir gülümseme vardı...
Naz şuanda hiçbir şeye anlam veremiyordu buraya ne için gelmişti ve şimdi ne yaşıyor.Naz sinirli bir şekilde konuşmaya başladı:'Ben bugün buraya seninle birlikte güzel vakit geçirmek için gelmiştim ama şuanda düstügüm ortama bak Tanıl.'
Tanıl, Naz'ın sinirini yatıştırmaya çalıştı: "Naz, lütfen... Anlamaya çalış. Asya'nın ortaya çıkması beni de şaşırttı."
Naz, "Şaşırttı mı? Beni tehdit eden mesajlar alıyorum, ve sen o kişinin kuzenin olduğunu söylüyorsun ama o kişi senin kuzenin değil eski sevgilin çıkıyor.Neyi anlamamı bekliyorsun?" dedi, sesi yükselerek.
Tanıl, "Naz, yemin ederim... Seni seviyorum. Bu işin içinde başka bir şey var" dedi, Naz'ı sakinleştirmeye çalışarak.
Naz, "O zaman anlat. Galata gecesi ne oldu?" diye sordu, gözleri Tanıl'a dikildi.
Tanıl derin bir nefes aldı, gözlerini kapattı ve anlatmaya başladı: "Galata gecesi... Asya ve ben... biz çok seviyorduk birbirimizi. O gece kavga ettik. Ben... ben onu bıraktım ve gittim. Sonra... sonra kayboldu. Polis, intihar ettiğini düşündü.Ben de öyle düşündüm."
Naz, "Ama... neden?" diye sordu, sesi biraz yumuşadı.
Tanıl, "Asya'nın ailesi... onlar çok zengindi. Asya'nın babası benimle olmasını istemiyordu. Beni tehdit etti. Asya'yı kaybetmemem için..."
Naz, "Tanıl... neden bana bunları daha önce söylemedin?" diye sordu, gözleri dolu dolu.
Tanıl, "Korktum, Naz. Seni de kaybetmekten korktum" dedi, Naz'ı kucaklayarak.