BÖLÜM 42: YOLDA

346 Words
Sabah henüz aydınlanmamıştı. Selin çantasını kapının yanına bıraktı, ayakkabılarını giydi. Evin içi sessizdi ama bu sessizlik Murat’ın yokluğundan kaynaklanmıyordu. Aksine, Selin onun her zamankinden daha dikkatli olduğunu hissediyordu. Bir avcı gibi. Bekleyen. “Geri dönmeyeceğim,” dedi Selin, ayakkabısının bağcığını bağlarken. Bunu yüksek sesle söylemişti. Murat’ın duymasını istiyordu. Murat salonun köşesinden çıktı. Geceden kalma bir gölge gibiydi. “Bir gün,” dedi sakin bir sesle, “herkes kaçmak ister. Ama bazı kaçışlar dönüşsüzdür.” Selin başını kaldırdı. “İşte tam da bunu istiyorum.” Kapıyı açtı. Murat yolunu kesmedi. Bu, Selin’i korkuttu. Murat’ın hiçbir şey yapmaması, yapmasından daha tehlikeliydi. Kapı kapandığında Selin kalbinin göğsüne vurduğunu hissetti. Dışarıda Kerem arabada bekliyordu. Motor çalışıyordu. Selin arabaya bindiğinde Kerem ona baktı. “Hazır mısın?” diye sordu. Selin bir an durdu. Sonra başını salladı. “Evet.” Araba hareket ettiğinde Selin geriye bakmadı. Apartman küçüldü, sokak kayboldu. Ama Murat gitmedi. Selin bunu biliyordu. Onun varlığı, kilometreyle ölçülen bir şey değildi. Yol uzundu. Şehir geride kaldıkça Selin’in içindeki gerginlik bir nebze gevşedi. Ağaçlar, boş yollar, sessizlik… Gerçek bir sessizlik. Murat konuşmuyordu. Bu, Selin’e garip bir cesaret verdi. Kerem direksiyon başında dikkatliydi. Arada Selin’e bakıyor ama bir şey sormuyordu. “İstersen konuşmayabiliriz,” dedi sonunda. “Sadece gidelim.” Selin gülümsedi. “Teşekkür ederim,” dedi. “Buna ihtiyacım var.” Bir benzinlikte durdular. Selin arabadan indiğinde ilk kez derin bir nefes aldığını fark etti. Hava soğuktu ama temizdi. İçeri girdi. Rafların arasında yürürken, camın yansımasında bir siluet gördü. Kalbi duracak gibi oldu. Döndü. Kimse yoktu. Ama Murat’ın sesi kulağında yankılandı: “Benden bu kadar kolay kurtulacağını mı sandın?” Selin gözlerini kapadı. “Ben kaçmıyorum,” diye fısıldadı. “Ben yaşıyorum.” Kasaya geldiğinde görevli ona baktı. “İyi misiniz?” diye sordu. “Bir an duraksadınız.” Selin başını salladı. “İyiyim,” dedi. Ama sesi onu ele veriyordu. Arabaya döndüğünde Kerem onu süzdü. “Bir şey oldu mu?” Selin emniyet kemerini taktı. “Hayır,” dedi. “Sadece… alışmaya çalışıyorum.” Yola devam ettiler. Selin gözlerini kapadı. Murat susuyordu. Ama Selin, bu sessizliğin fırtına öncesi olduğunu biliyordu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD