Gönül Hanım’ın ısrarları ve Kerem’in "Hadi ama Selin, temiz hava sana kan yapar" baskıları sonuç vermişti. Selin, üzerinde kalın hırkası, boynunda Murat’ın en sevdiği o eski yün atkıyla köşkün bahçe kapısından dışarı çıktı. Kerem yanında neşeyle yürüyor, Murat ise bir gölge gibi Selin’in sol tarafında, her zamanki mesafeli ama korumacı duruşuyla onlara eşlik ediyordu. "Hava gerçekten güzelmiş," dedi Selin, ciğerlerine dolan soğuk ama diri havayla. Kerem, Selin’e doğru bir adım yaklaşıp koluna girmek istedi. "Sana söylemiştim. Bak, yanaklarına şimdiden renk geldi." Kerem’in eli Selin’in koluna uzandığı an, Murat’ın gözleri kısıldı. Murat, Kerem’in tam önüne geçip, yolun üzerindeki tek bir çakıl taşını hafifçe, sadece Kerem’in ayakkabısının ucuna denk gelecek şekilde "üfledi." Kerem

