​56. BÖLÜM: KORİDORDAKİ SORGUEVİ

827 Words
​​Restorandan ayrıldıklarında gece yarısını çoktan geçmişti. Selin, otoparka doğru yürürken adımları bir kuğu gibi hafifti. Murat, hemen yanında, elini Selin’in çıplak sırtına, o zümrüt yeşili elbisenin dekoltesinden içeriye bırakmış gibi yürüyordu. Selin, teninde o hayali ama sarsıcı karıncalanmayı hissettikçe istemsizce gülümsüyordu. Direksiyon başına geçtiğinde Murat yan koltuğa kuruldu. ​"Eve gitmek için çok erken değil mi?" diye sordu Murat. Sesi, arabanın içindeki o yoğun parfüm ve gece kokusuna karışıyordu. ​Selin dikiz aynasından kendine baktı. Gözleri parlıyordu, dudakları gece boyunca Murat’la yaptığı o sessiz sohbette şarapla ıslanmış, kışkırtıcı bir tonda kalmıştı. "Eve gitmeliyiz Murat. Kerem muhtemelen kapıda nöbet tutuyordur. Onu daha fazla şüphelendirmeye gerek yok, ama bu halimi görmesi de fena olmaz." ​Yol boyunca Selin, radyoda çalan kısık sesli müziğe eşlik etti. Dışarıdan bakan biri için lüks arabasında tek başına şarkı söyleyen, neşeli ve büyüleyici bir kadındı. Ama arabanın içindeki o metafizik gerilim, Selin’in her hücresini titretiyordu. Murat’ın hayali elleri Selin’in dizinde geziniyor, Selin ise vites değiştirirken sanki ona dokunuyormuş gibi bir hisle parmaklarını boşlukta sıkıyordu. ​Merdivenlerdeki Puslu Karşılaşma ​Binaya girdiğinde asansör yerine merdivenleri kullanmaya karar verdi; o geceki enerjiyi, o zafer sarhoşluğunu biraz daha uzatmak istiyordu. Topuklu ayakkabılarının mermer basamaklarda çıkardığı ritmik "tık-tık" sesleri, sessiz binada yankılanıyordu. Üçüncü kata geldiğinde, Kerem’in dairesinden gelen o hafif ışık sızıntısını gördü. Kapı, Selin daha anahtarını çıkarmadan, sanki bir mekanizma tetiklenmişçesine hızla açıldı. ​Kerem, üzerinde koyu gri bir hırka, altında pijama altıyla kapı eşiğinde belirdi. Elinde bir kitap vardı ama parmağını arasına koyup kapatırken Selin’in gelişini ne kadar süredir beklediği her halinden belliydi. Gözleri önce Selin’in dağılmış saçlarına, sonra o vücudunu bir yılan gibi saran iddialı elbiseye, en sonunda da Selin’in yüzündeki o doyuma ulaşmış, ışıldayan ifadeye takıldı. ​"Hoş geldin Selin," dedi Kerem. Sesi normalden daha kalın ve bastırılmış bir öfkeyle merakın karışımıydı. "Bayağı geç oldu. Telefonunu kaç kere aradım haberin var mı? Meraktan öldüm burada." ​Selin duraksadı, çantasının sapını omuzunda düzelterek Kerem’e doğru döndü. Murat o anda Kerem’in tam arkasında belirdi, kollarını kavuşturmuş, alaycı bir gülümsemeyle Kerem’in o çaresiz merakını izliyordu. ​"Aa, Kerem... Sen hala uyumadın mı?" dedi Selin, sesindeki o neşeli ve hafif buğulu tonu bozmadan. "Telefonum çantanın en dibinde kalmış, müziğin sesinden duymamışım bile. Kusura bakma, bu kadar telaşlanacağını düşünemedim." ​Kerem bir adım öne çıktı, koridora doğru süzüldü. "Telaşlanmak mı? Selin, gece yarısı, üzerinde bu elbiseyle tek başına... yani, çıktığını bile söylemeden gitmişsin. Kiminleydin? Nereye gittin? Sesin bile farklı geliyor." ​Selin anahtarını kilide sokarken hafifçe kıkırdadı. Bu kıkırdama Kerem’in içindeki o kıskançlık ateşini daha da harladı. "Sakin ol abi," dedi Selin, 'abi' kelimesini bir iğne gibi batırarak. "Eski üniversite arkadaşlarımla buluştum. Kız kıza takılalım dedik. Biliyorsun, kızlar bir araya gelince zaman akar gider. Biraz dans ettik, biraz şampanya patlattık... İnanır mısın, aylardır ilk kez bu kadar hafiflemiş hissediyorum." ​Kerem’in gözleri kısıldı. "Kızlarla mı? Hangi kızlar bunlar? Selin, hiç böyle 'üniversite arkadaşları' gecenden bahsetmemiştin. Ayrıca bu elbise... Bu elbise bir kız arkadaş buluşması için biraz fazla 'davetkar' değil mi?" ​Selin, kapısını açıp içeri girmeden önce Kerem’e doğru yaklaştı. Aralarındaki mesafe kapandığında Kerem, Selin’in üzerinden gelen o ağır, egzotik parfüm kokusunu ve şarabın o hafif, baştan çıkarıcı rayihasını aldı. Selin, parmağını Kerem’in hırkasının düğmesinde gezdirdi. ​"Elbisem mi?" dedi Selin, sesini biraz daha alçaltarak. "Kendimi güzel hissetmek istedim sadece. Bir kadın bazen sadece kendi için, kendi aynası için süslenir Kerem. Kızlar da bayıldı zaten. Özellikle omuz dekolteme... Neden bu kadar soru yağmuruna tutuyorsun beni? Yoksa beni kıskanıyor musun?" ​Kerem yutkundu. Selin’in bu kadar yakın olması, üzerindeki o uyanmış dişi enerji Kerem’in tüm savunma mekanizmalarını yerle bir ediyordu. "Kıskanmak değil Selin... Sadece... seni korumak görevim. Baban bana seni emanet etti." ​Murat, Kerem’in tam kulağına eğildi (Selin onun dudak hareketlerini görebiliyordu): "Ona yalan söylemen hoşuma gidiyor Selin... Bırak o koruduğunu sansın, biz seninle gecenin tadını çıkarmaya devam edelim." ​Selin, Murat’ın bu kışkırtıcı varlığıyla daha da cesurlaştı. "Babamın emaneti olabilirim ama artık büyüklere masallar bitti Kerem. Ben iyiyim, hatta hiç olmadığım kadar iyiyim. Bak, sağ salim döndüm. Şimdi izninle, biraz duş alıp dinleneceğim. Çok... yorucu ama harika bir geceydi." ​Kerem, Selin’in bu "doyuma ulaşmış" halinden o kadar rahatsız oldu ki, bir an için Selin’in boynundaki o hayali kızarıklıklara (aslında olmayan ama Kerem’in zihninde canlanan izlere) bakakaldı. "Anladım... İyi geceler o zaman." ​"İyi geceler abi," dedi Selin ve kapıyı Kerem’in şaşkın yüzüne kapatıverdi. ​Evin İçindeki Zafer ​Selin sırtını kapıya yasladı, derin bir nefes verdi. Murat tam karşısındaydı, ellerini kapının iki yanına dayamış, Selin’i kendi hayali gölgesine hapsetmişti. "İyi kıvırdın," dedi Murat, sesi arzuyla titriyordu. "Kızlar ha? Üniversite arkadaşları... Ben o kızların içinde en hırslı olanıyım galiba." ​Selin elindeki çantayı yere fırlattı. "Onu delirtmek çok keyifli Murat. Ama seninle o dansı yapmak... Dünyadaki hiçbir gerçek erkeğin veremeyeceği bir histi." ​O gece Selin yatağa girdiğinde, yan dairede Kerem’in hala ışığının açık olduğunu, muhtemelen sosyal medyada Selin’in "arkadaşlarını" aradığını ya da o gecenin gerçek kahramanını hayal etmeye çalıştığını biliyordu. Selin ise hayalet sevgilisinin kollarında, en büyük yalanın içindeki o en sarsıcı gerçeğe, vuslata dalıyordu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD