Füsun Hanım'ın gidişinden sonraki üç gün, Selin için adeta bir rüya evreninde geçmişti. Boynundaki o altın kolyeyi bir saniye bile çıkarmıyor, Murat’ın mektubunu her gece ona tekrar tekrar okutuyordu. Ancak bu izole mutluluk, dış dünyanın meraklı gözleri için bir "anomali" yaratmaya başlamıştı. Karşı dairedeki Kerem, o günkü dondurma kazasını ve Selin’in asansördeki tuhaf hallerini unutmamıştı. Yazılımcı zekası, bir yerlerde mantık hatası olduğunu söylüyordu. Koridorda Yüzleşme Selin, elinde bir poşet market alışverişiyle asansörden indiğinde Kerem’i kapısının önünde bir paketle beklerken buldu. Kerem, Selin’i görünce hemen doğruldu. "Yine ben," dedi Kerem, bu sefer dünkü kadar neşeli değil, biraz daha sorgulayıcı bir tavırla. "Bu sefer dondurma yok, merak etme. Kargonuz benim kap

