"Gitmek zorundayım Murat! Anlamıyor musun? Eğer bu gece o kulübe gitmezsem, Kerem babama 'Selin hala odasına kapanıp hayaletlerle konuşuyor' diyecek. Her şeyi mahvedemeyiz!"
Selin, aynanın karşısında küpelerini takarken Murat arkasında, odanın ısısını on derece birden düşürmüş bir halde dikiliyordu. "Normalleşmek için o herifle caz dinlemek zorunda mısın Selin? Ben sana evde daha iyisini çalarım, hatta piyanoyu bile hareket ettiririm senin için!"
"Murat, lütfen..." dedi Selin, aynadaki yansımasına bakarak. "Sadece bir gece. Sen de gel... Ama sadece izle. Söz veriyorum, eve döndüğümüzde sadece biz olacağız."
Murat kollarını bağladı, yüzünde o hırçın ama aşık ifade vardı. "Geleceğim. Ama o herif elini eline sürerse, o saksofonun içinden öyle bir ses çıkarırım ki kulübün camları iner, haberin olsun."
'Mavi Nota' Caz Kulübü
Kulüp; loş ışıklar, kristal kadehler ve sahnede hafif bir piyano melodisiyle tam bir romantik atmosfer sunuyordu. Kerem, Selin için sahneye en yakın masayı ayırtmıştı. Üzerindeki şık ceketle oldukça etkileyici görünüyordu.
"Geleceğine çok sevindim Selin," dedi Kerem, sandalyesini çekerek. "Burası ruhu olan bir yerdir."
Selin oturduğunda, yanındaki boş sandalyenin aniden soğuduğunu hissetti. Murat oradaydı. Garson gelip Kerem'e içkisini bıraktı, Selin’e tam kadehini uzatırken Murat kadehin altından hafifçe itti. Şarap hafifçe masaya çalkalandı.
"Ah, pardon!" dedi garson şaşkınlıkla.
"Sorun değil," dedi Selin, masanın altından Murat’ın (havadaki) dizine hafifçe vurarak.
Kerem’in Hamleleri ve Murat’ın Cevapları
Müzik hızlandıkça Kerem, Selin’e biraz daha yaklaştı. Masanın üzerindeki elini, Selin’in eline yaklaştırdı. "Biliyor musun Selin, seninle konuşurken bazen dünyanın geri kalanı sessize alınıyor gibi hissediyorum. Gerçekten çok özelsin."
Murat, Kerem’in tam kulağına eğildi ve Selin’in duyabileceği bir sesle tısladı: "Dünya değil aslanım, senin fişini çekeceğim az kaldı!"
Selin, Murat’ın bu yorumuna gülmemek için dudağını ısırdı ve hemen elini çekip saçıyla oynadı. "Müzik harika, değil mi Kerem? Saksofoncu çok yetenekli."
Kerem, Selin’in bu kaçamağını "utangaçlık" sandı ve daha cesur bir hamle yaptı. "Selin, o geceden beri... yani matkap olayından beri, aramızda bir enerji olduğunu hissediyorum. Sen de hissediyor musun?"
Tam o sırada, sahnede saksofon tam soloya girecekken Murat parmağını şıklattı (fiziksel bir ses çıkmadı ama etkisi büyük oldu). Kulüpteki tüm ışıklar bir anlığına göz kırptı ve sahnedeki mikrofon acı bir feedback sesiyle inledi: "VIIIIIIIINK!"
Herkes kulaklarını kapattı. Kerem sıçradı. "O neydi be! Kulak zarım patladı."
"Tesisatta bir sorun var herhalde," dedi Selin, Murat’a "Dur artık!" der gibi sert bir bakış atarak. Murat ise masanın üzerinde kadehleri titretmeye başlamıştı bile.
Kaçınılmaz Yakınlaşma
Kerem, gürültünün etkisinden kurtulunca tekrar Selin’e döndü. Bu sefer sesini daha da alçalttı, neredeyse dudakları Selin’in kulağına değecekti. "Selin, baban ne derse desin, benim için sen sadece komşu kızı değilsin. Ben seni gerçekten tanımak istiyorum."
Kerem tam Selin’in elini tuttuğu anda, masadaki mumun alevi bir anda devleşti ve Kerem’in kaşlarını yalayacak kadar yükseldi. Kerem korkuyla geri çekildi.
"Oha! Mum patladı resmen!"
Selin artık durumu idare edemeyeceğini anladı. Murat, Kerem'in tam önünde, kollarını göğsünde kavuşturmuş, zafer kazanmış bir komutan gibi duruyordu.
"Kerem, sanırım buranın enerjisi bugün çok bozuk," dedi Selin ayağa kalkarak. "Benim de biraz başım ağrıdı, eve dönsek mi?"
Kerem, bozulan saçı ve korkmuş ifadesiyle ayağa kalktı. "Evet, evet haklısın. Bugün bir tuhaflık var."
Kulüpten çıkarken Murat, Selin’in arkasından sırıta sırıta yürüyordu. Selin Kerem’in koluna (babası için) mecburen girdiğinde, Murat kulübün tabelasındaki 'a' harfini tam Kerem’in kafasına düşürdü. 'Mavi Nota' yazısı bir anda 'Mavi Not' oldu.