Karşı Dairede Kahvaltı

508 Words
​Dün geceki büyük kavgadan sonra Selin ve Murat arasında bir ateşkes imzalanmıştı. Ama bu ateşkesin en büyük sınavı, Kerem’in sabah kapıya dayanıp "Dün geceki felaketi unutturmam lazım, sana harika bir pazar kahvaltısı hazırladım, itiraz istemiyorum!" demesiyle başladı. ​Selin, Murat’a dönüp "Uslu duracağına dair söz verdin," dedi fısıltıyla, ayakkabılarını giyerken. ​Murat, kollarını bağlamış, havada asılı durarak karşı dairenin kapısına bakıyordu. "Söz verdim Selin, evet! Tamam! Hadi gidelim de bakalım bizim usta neler yapmış." ​Kerem’in Mutfağı – Bir Başka Dünya ​Kerem’in dairesi Selin’inkine göre çok daha modern, teknolojik ve... boştu. Her yerde kablolar, bilgisayar parçaları ve henüz açılmamış kutular vardı. Kerem, üzerinde "I Love Python" yazılı bir önlükle mutfakta ter döküyordu. ​"Hoş geldin Selin! Kusura bakma, ev hala şantiye gibi ama kahvaltı masası hazır," dedi Kerem neşeyle. ​Masada her şey vardı: Peynirler, zeytinler ve ocağın üzerinde cızırdayan bir tava. Murat, Kerem’in mutfağını incelerken yüzünü buruşturdu. "Şu mutfağın haline bak Selin. Adam resmen sunucu odasında kahvaltı veriyor. Ayrıca o önlük ne? Python'u seviyormuş... Ben de fırtınayı seviyorum, üstüme yazıyor muyum?" ​Selin, Murat’ın bu iğneleyici yorumuna gülmemek için dudaklarını birbirine bastırdı. "Çok güzel görünüyor Kerem, ellerine sağlık." ​Tuzlu Kahve ve Görünmez Kazalar ​Kerem, kahveleri hazırlarken "Selin, dün gece babanla konuştum," dedi. "Senin çok daha iyi olduğunu duyunca çok sevindi." ​Selin yutkundu. ​O sırada Murat, Kerem’in tam arkasına geçti. Kerem, kahvelere şeker attığını sanırken, Murat çok hızlı bir hamleyle (Kerem’in fark edemeyeceği bir hızla) şeker kavanozuyla tuz kavanozunun yerini hafifçe kaydırdı. Kerem, büyük bir özgüvenle Selin’in kahvesine koca bir kaşık tuz attı. ​Selin kahvesinden bir yudum aldı ve... yüzü bir anda buruştu. Ama Kerem’e ayıp olmasın diye yutmak zorunda kaldı. ​Murat masanın üzerine tünemiş, kahkahalarla gülüyordu. "Nasıl? Deniz tuzu tadında kahve... Tam senin o sahil yürüyüşüne yakışır!" ​Selin, masanın altından Murat'ın olduğu tarafa doğru hayali bir tekme savurdu. Kerem ise Selin’in yüzündeki ifadeyi görünce endişelendi. "Selin? Bir şey mi oldu? Kahve mi kötü?" ​"Yok... yok, sadece biraz... aroması değişikmiş," dedi Selin, gözlerinden yaş gelene kadar kendini tutarak. ​Omlet Krizi ​Kerem tam omleti tabağa alacakken, Murat bu sefer tavanın sapına hafifçe üfledi. Tava Kerem’in elinden hafifçe kaydı ve omletin yarısı masanın örtüsüne döküldü. ​"Hay aksi! Bugün bende bir sakarlık var," dedi Kerem, panikle temizlemeye çalışırken. ​"Bence senin evin de 'cereyanlı' Kerem," dedi Selin, Murat’a "Yeter artık" bakışı atarak. ​Murat ise ciddileşti. Kerem’in yanına gitti ve fısıldadı: "Bak şanslı çocuk... Selin’i güldürdüğün sürece sana dokunmam. Ama kahvesine bir daha tuz atarsan, o şarjlı matkabı senin üzerinde denerim!" ​Kerem bir anda ensesini tuttu. "Yine o esinti... Selin, baban bu binanın yalıtımını kime yaptırdıysa bir konuşmak lazım." ​Selin, Kerem’in bu haline dayanamayıp içten bir kahkaha attı. Murat, Selin’in bu gerçek gülüşünü görünce yumuşadı. Kerem’in sakarlıkları, Murat’ın sabotajları ve Selin’in idare etme çabasıyla kahvaltı, aslında garip bir şekilde eğlenceli geçmeye başlamıştı. ​Geri döndüklerinde Selin, Murat’a baktı. "Kahveye tuz atmak mı? Gerçekten mi Murat?" ​Murat omuz silkti. "Seni güldürdü mü? Güldürdü. O zaman görev başarılı." ​Selin başını salladı. "Sen iflah olmaz bir hayaletsin."
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD