​BÖLÜM 24: GÖNÜL HANIM’IN CİNNET MESAİSİ

382 Words
​Gönül Hanım, gördüğü manzara karşısında poşetleri olduğu yere düşürdü. Domatesler yerlere saçılırken, kadının gözleri korkuyla açılmıştı. Salon savaş alanına dönmüştü; her yerde cam kırıkları, dağılmış kitaplar ve ortalıkta saçı başı dağılmış, eli havada bir vazo tutan kızı... ​"Selin! Evladım! Ne oluyor burada?" diye çığlık attı Gönül Hanım. ​Selin olduğu yerde donup kaldı. Eli havada, gözleri hala Murat’ın durduğu boşluktaydı. Murat ise pişkin bir ifadeyle Gönül Hanım’ın hemen arkasında belirdi. "Hadi Selin," dedi Murat alayla. "Annene de anlat bakalım, hayalet kocanı nasıl taşladığını." ​Selin yutkundu. Annesine "Murat beni Ceyda ile aldatmış, ben de şu an onun ruhunu dövüyorum" dese, Gönül Hanım onu doğruca ruh ve sinir hastalıkları hastanesine kapatırdı. ​"Anne..." dedi Selin, sesini normale döndürmeye çalışarak. "Ben... Ben bir fare gördüm. Kocaman, siyah bir şeydi! Mutfağa doğru kaçtı, ben de onu vurmaya çalışırken..." ​Gönül Hanım şüpheyle kızına baktı. "Fare mi? Kızım sen fare görünce üstüne vazo mu fırlatırsın? Ayrıca o vazo Murat’ın hediyesiydi, sen ona gözün gibi bakardın." Gönül Hanım, Selin’in yanına gelip ellerini tuttu. "Bak, Murat’ın gidişi seni çok sarstı biliyorum. Ama böyle kendini dağıtamazsın. Bak şu haline, gözlerin dönmüş resmen." ​Gönül Hanım, Selin’in aslında annesinin arkasındaki boşluğa (Murat’a) baktığını fark edince ürperdi. "Kızım, neden oraya bakıyorsun? Orada ne var?" ​Selin, Murat’ın ona dil çıkardığını ve "Annen haklı, gerçekten delirdin" dediğini görünce tepesi attı. Annesine belli etmemek için zorla gülümsedi. "Hiç anne, sadece... Perde hafif kımıldadı da. Fare oraya kaçtı sanmıştım." ​"Gel otur şuraya," dedi Gönül Hanım, Selin’i koltuğa çekerken. "Seni bir okuyup üfletelim biz en iyisi. Yarın komşu Nefise ablanı çağıracağım, bir kurşun döksün sana. Üzerinde büyük bir nazar var, belli." ​Selin koltuğa oturduğunda, Murat hemen yanındaki boşluğa kuruldu. "Kurşun mu? Bak bu eğlenceli olabilir," dedi Murat gülerek. Selin, annesi mutfağa su getirmeye gittiği anda Murat’a döndü ve fısıltıyla kükredi: "Gül bakalım Murat. Yarın o kurşunları senin ruhunun en derin yerine döktürmezsem bana da Selin demesinler. Annem gitince göreceksin sen asıl cehennemi!" ​Gönül Hanım mutfaktan elinde bir bardak su ve bir tabak sirkeyle döndü. "Al kızım, şu sudan bir yudum al, gerisini yüzüne süreceğim. Şeytan azapta gerek derler, senin bu evin havası değişmiş." ​Selin suyu içerken Murat’ın suratına "Şeytan azapta gerek" dercesine baktı. Murat ise ilk defa hafiften endişelenmeye başlamıştı. Çünkü Selin’in gözlerindeki o hırs, ölümden bile daha korkutucuydu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD