​63. BÖLÜM: BUHARIN ALTINDAKİ SIR

639 Words
​Selin, aynada vücudunu incelediğinde dehşet ve hayranlık karışımı bir hisse kapıldı. Omuzları, kalçaları ve boynu; sanki kış ortasında dışarıda uyumuş gibi mor ve beyaz lekelerle doluydu. Murat’ın o metafizik vuslatı, Selin’in teninde kalıcı bir "soğuk yanığı" imzası bırakmıştı. Vücudu titriyor, kemikleri sanki buzdan yapılmış gibi sızlıyordu. ​"Isınmam lazım Murat," dedi Selin, titreyen sesini kontrol etmeye çalışarak. "Bu soğukluk beni içten içe donduruyor. Eğer kemiklerim ısınmazsa hareket edemeyeceğim." ​Murat, odanın köşesinde, buharlaşan bir hayal gibi duruyordu. "Sauna mı? Selin, benim varlığım o sıcağı yok eder. Oraya girersek dengeler iyice bozulur." ​"Bozulsun," dedi Selin hırsla. "Seninle her yerde olmak istiyorum. O buharın içinde seni daha net göreceğimden eminim." ​Spadaki Yalnız Kadın ​Selin, şehrin en lüks otellerinden birinin spa bölümüne gitti. Üzerinde sadece incecik, ipek bir peştemal vardı. Görevliler, Selin’in bembeyaz tenindeki o tuhaf lekeleri fark etseler de, cemiyetin bu şımarık ve güzel kadınına soru sormaya cesaret edemediler. Selin, saunanın ağır ahşap kapısını açıp içeri girdiğinde içerisi boştu. Şansına, o saatte kimse yoktu. ​Ahşap basamaklara uzandı. İçerideki 80 derecelik sıcaklık, Selin’in donmuş tenine ilk çarptığında acıyla inledi. Murat, kapının önünde belirdi. O içeri girdiği anda, saunanın içindeki o yoğun sıcaklık garip bir şekilde dalgalandı. Isı düşmüyor ama hava ağırlaşıyordu. ​"Burası... Burası cehennem gibi," dedi Murat. Sesi, buharın içinde boğuklaşıyordu. ​Buhar ve Gölge Oyunu ​Selin, yanındaki ahşap kovadan kepçeyle aldığı suyu kızgın taşların üzerine döktü. Cıssss sesiyle beraber yükselen devasa buhar bulutu odayı kapladı. O an, Selin gözlerine inanamadı. Buhar, Murat’ın formunu öyle bir belirginleştirmişti ki; Murat artık sadece puslu bir görüntü değil, buharın içinde şekillenmiş, heykelsi bir silüet gibiydi. ​"Seni görüyorum..." diye fısıldadı Selin. Ter damlaları vücudundan süzülürken, Murat’ın buharla kaplı silüetine doğru elini uzattı. "Buhar sana bir beden verdi." ​Murat, Selin’in üzerine doğru eğildi. Saunanın sıcaklığı ile Murat’ın soğukluğu çarpıştığında, Selin’in etrafında küçük sis dalgaları oluşmaya başladı. Murat, Selin’in terli tenine dokunduğunda, Selin bir buz kütlesine değmiş gibi irkildi ama bu sefer sıcaklık sayesinde canı o kadar yanmıyordu. ​"Şu haline bak," dedi Murat, Selin’in ıslak saçlarını geriye iterek. "Sıcaklık seni hayata döndürüyor ama ben burada yok oluyorum Selin. Bu buhar benim ruhumu dağıtıyor." ​Tehlikeli Yakınlaşma ​Selin, Murat’ı kendine doğru çekti. "Gitme. Dayandığın yere kadar kal. Senin o soğuk dokunuşun bu sıcakta bir ilaç gibi geliyor." ​Selin, Murat’ın göğsüne başını yasladı. O sırada saunanın camlı kapısının dışından bir gölge geçti. Bir görevli veya başka bir müşteri... Selin umursamadı. Dışarıdan bakıldığında, saunanın içinde tek başına, buharların arasında kendi kendine sarılan bir kadın gibi görünüyordu. Ama Selin için o an, Murat’ın dudaklarını kendi sıcak dudaklarında hissettiği tek gerçek andı. ​Selin’in vücudundaki morluklar, sıcaklığın etkisiyle kan akışı hızlandıkça daha da belirginleşti. Murat, Selin’in boynundaki o mor lekeyi öperken, Selin’in ağzından bir inilti kaçtı. Tam o sırada saunanın kapısı aralandı. Genç bir kadın içeri girmek üzereyken duraksadı. ​Selin’i gördü; ter içinde, gözleri kapalı, elleri boşlukta birini tutuyormuş gibi havada asılı ve vücudunda korkutucu morluklar... Kadın korkuyla geri adım attı. "Pardon, iyi misiniz?" diye kekeledi. ​Selin gözlerini açtı. Bakışları o kadar karanlık ve o kadar "başka bir dünyadan" geliyordu ki, kadın cevabı beklemeden kapıyı kapatıp kaçtı. ​Vuslatın Buharlaşan Sonu ​"Gitmeliyiz," dedi Murat, bedeni buharın içinde iyice şeffaflaşırken. "Burası benim sonum olacak." ​Selin doğruldu. Vücudu ısınmış, kemiklerindeki o sızlayan buz çözülmüştü ama ruhu hala açtı. Saunadan çıktıklarında Selin’in teni pembeleşmişti ama o mor "soğuk yanıkları" hala oradaydı; gitmeyeceklerini, Murat’ın bir parçası olarak orada kalacaklarını biliyordu. ​Soyunma odasında aynaya baktığında, Selin fısıldadı: "Isındım Murat. Ama sadece dışım... İçimdeki o kış ancak sen yanımdayken son buluyor." ​Murat, Selin’in yansımasının arkasında durdu. "Bu sauna sadece bir geçici çözümdü Selin. Bizim aramızdaki bu savaş, ne ateşle ne buzla çözülür. Bizim hikayemiz, kırık zamanların içinde bir yerde hapsoldu." ​Selin, peştemalini sıkıca sardı ve otoparka doğru yürürken gülümsedi. Artık Kerem yoktu, babası uzaktaydı ve Murat, her zamankinden daha "belirgindi".
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD