Sekiz Yıl Önce Lezzetli bir yemek genç kızı her zaman kalpten fetheder ve kafasındaki sıkıntıları dağıtmaya yardımcı olurdu. Derdiniz varsa onu da yiyin mottosuyla yaşamayı tercih ediyordu ve bu çoğu zaman işe yarıyordu. Gözlemesini tek solukta tadına vara vara yemiş, sarmaları teker teker hüpletmiş, içli köfteleri gömmüştü. Son köpüklü ayranı da içtiğinde karnı doymuş, rüzgârın etkisiyle terlemesi durmuş ve normal bir insana dönüşmüştü. Bu süre içinde Ali ile zahmetsiz bir sohbetin ucundan tutuşmuş, uçurtma misali göğe süzdürmüşlerdi. “Hayır,” dedi hesabı ödemek için cüzdanını çıkarmaya çalışan Alarçin’in elini tutarak. “Hesabı ödeyemezsin.” “Hesabı erkek adam öder mi diyeceksen? Öyle bir şey diyeceksen tornavida ile karnını deşme zorunda kalacağım.” “Hayır, seni buraya ben getirdi

