Salih Ağa, evdeki huzursuzluktan ve Halime'nin tavırlarından bunalmıştı. Zihninde giderek büyüyen bir düşünce vardı ve bu düşünceyi daha fazla içinde tutamayacak hale gelmişti. Halime'nin her gün Aslı'ya kötü davranışı, onu daha da derin bir düşünceye sevk etmişti. Salih Ağa, yaşlı bir adam olmasına rağmen, Aslı'yı bir şekilde hayatına almak istiyordu. O küçük, temiz yüzü ve masum hali, ona garip bir şekilde çekici gelmişti. Zihninde, Halime'nin sürekli baskısı ve haksızlıkları arasında Aslı'yı yanında tutma fikri giderek büyüyordu.
Bir akşam, Halime'nin Aslı'ya yine bağırarak azarlar şekilde davranması, Salih Ağa'nın sabrını taşırmıştı. Kafasında bu durumu değiştirme kararı netleşti. Kendi içinde de artık bu düşünceyi gizlemeye gerek duymuyordu.
Evdeki huzursuzluğu sonlandırmak için, Halime’ye doğrudan ve kesin bir şekilde şu sözleri söyledi:
"O kıza iyi davran ! Kaç kez söyleyecem sana?!.Onunla evlenmek istiyorum benim karım olacak ayağını denk al."
Halime, Salih Ağa'nın bu cümlesiyle şaşkına dönmüştü. Ne olduğunu anlamadan, sadece sessizce ona bakmaya başladı. Yaşlı bir adamın küçük yaşta bir kızı karısı yapmak istemesi, onun aklında şüpheler uyandırmıştı.
"Ne diyorsun sen ağam ?
Halime, Salih Ağa'nın Aslı'yı "karım yapacağım" demesiyle önce şok oldu, fakat bu şok çok uzun sürmedi. İçindeki çıkarcı düşünceler hemen devreye girdi. Salih Ağa'nın varlıklı bir adam olduğunu çok iyi biliyordu ve onunla olan ilişkisini hep çıkarları için kullanmaya çalışmıştı. Bu kez de aynı şekilde, Salih Ağa'nın niyetini fark edince, hemen kendi çıkarlarını düşünmeye başladı.
"Ağam kızın yaşı daha küçük.Biliyorsun benim öz kızım değil benim söz söylemeye hakkım yok.Babası razı olursa eğer kız senin olsun ama bir karşılığını isteriz"
Salih Ağa'nın düşüncelerini, Halime'nin kurnazca söyledikleri daha da pekiştirdi. O an Salih Ağa, Halime'nin bu tutumunu görmüş olmalıydı ama buna engel olmadan, Halime'nin teklifine onay verdi.
"O kız senin işin değil, artık benimle olacak. Onun hayatını ben şekillendireceğim." dedi Salih Ağa, bir süre sonra ekleyerek: "Merak etme başlık parasını vereceğim hemde yüklü bir miktar feda olsun Aslıya ."
Halime’nin gözlerinde bir parıltı belirdi. Salih Ağa'nın ona söylediği bu sözler, ona yeni fırsatlar sunmuştu. Halime, üvey kızı Aslı'yı artık kendi çıkarları için bir araç olarak görmeye başlamıştı. Onu satmak, Salih Ağa ile kendi için daha büyük bir kazanç sağlamak için harika bir fırsattı. Salih Ağa'nın yaşlılığı ve varlığı, onun ve kızın geleceğini garanti altına almak anlamına geliyordu..
Halime, içinden kazandığı zaferi hissederek bir gülümseme attı. Aslı'yı ve hayatını Salih Ağa'ya satmak, onun için uzun vadede çok daha fazla kazanç sağlamak demekti. Bu, çok iyi bir fırsattı ve artık her şeyin kontrolü onun elindeydi.
Halime, Salih Ağa'nın gözüne bakarak, "O zaman, seninle de bir anlaşma yapalım. Bu işten payımı alacağım," diyerek, kurnazca planını kurmaya devam etti.
Salih Ağa, Halime'nin bu yaklaşımına daha da dikkatli bir şekilde göz attı. Ne olursa olsun, onun içindeki istek ve arzuyu susturamayacaklardı. Aslı’nın hayatı artık bir mal gibi, onları doyuracak ve onlara kazanç sağlayacak bir araç haline gelmişti.
"Tamam ne istersen öyle olur yeterki bir sorun çıkmasın".
Halime başını sallayip sinsice gülüyordu.
"Bir kaç ay sonra 18 yaşı oluyor ona kadar sabr et ağam bende babasını razı edeyim."
"Tamam bir kaç ay bekleriz.Ama her gün kızı buraya getiriyorsun gözümün önünde olsun."
Halime ve Salih Ağa, aralarındaki anlaşmayı gizli tutmaya karar verdiler. Aslı'nın 18 yaşına kadar, her şeyin planlandığı şekilde ilerlemesi gerekiyordu. Halime, Salih Ağa'nın ona verdiği vaatler doğrultusunda, her şeyi dikkatlice hazırlıyordu. Bu süreç boyunca Halime, Aslı'yı sadece göz hapsinde tutmakla kalmadı, ona bazı fırsatlar yaratmaya da çalıştı. Ama asıl hedefi, kızı 18 yaşına geldiğinde onu Salih Ağa'ya sunmaktı. Salih Ağa'nın varlığı ve gücü, Halime'nin gözünde büyük bir cazibe haline gelmişti.
Salih Ağa, her geçen gün Aslı'ya olan ilgisini biraz daha açıkça belli etmeye başlamıştı. Ancak Halime'nin uyarısı üzerine, bu durumu gizli tutmaya özen gösterdi. Halime, her şeyin zamanla gerçekleşmesi gerektiğini bildiği için sabırla bekledi. Aslı, henüz 18 yaşına basmamıştı, ancak Halime, o gencecik kızın geleceğini planlamak için her fırsatı kolluyordu.
Bir gün Halime, evde yalnızken, kocasına dönüp rahat bir şekilde konuştu:
"Biliyorsun, Salih Ağa’nın durumu çok farklı. O kadar zengin, gücü yerinde. Kızım Aslı’yı ona vererek, biz de büyük bir kazanç elde edebiliriz. O, bizim geleceğimizin teminatı olabilir."
Kocasının gözleri, Halime’nin söyledikleri üzerine aydınlandı. Başta buna karşı olsa da, zamanla düşüncelerini değiştirmeye başlamıştı. Halime, onu ikna etmek için sürekli olarak para ve güç üzerine konuşuyordu.
"Ama o yaşlı, Halime," dedi adam, biraz tereddütle. "Kızımızı böyle bir adama nasıl verebiliriz?"
Halime, sabırlı bir şekilde gülümsedi ve devam etti:
"Başta zor gibi görünse de, her şey parayla hallolur. O yaşlı adam, büyük bir servetin sahibi. Kızımızı ona verebiliriz, o da bizi zengin eder. Senin ve ailemizin o paraya ihtiyacı var öyle, değil mi? Para her şeyin üstesinden gelir.Hem ne zamana kadar böyle fakir yaşayacağız ?"
Kocasının gözlerinde hala şüphe vardı, ancak para hırsı her geçen gün onu daha fazla etkiliyordu. Zamanla, Halime’nin söylediklerini kabul etmeye başladı. Karısının sürekli olarak kendisini ve kızlarını Salih Ağa'nın servetiyle mutlu edeceği fikri, kocasının gözlerini kör etmeye başlamıştı.
"Bilmiyorum Halime, ama… senin dediğin gibi de olabilir. Sonuçta para ve güç, her şeyi çözer." diye mırıldandı, nihayetinde kabul etti.
Halime, her şeyin yolunda gittiğini düşündü ve sonunda kararını verdi. Birkaç ay sonra, Aslı 18 yaşına geldiğinde, Halime tam olarak ne yapması gerektiğini biliyordu. Kızının masumiyeti ve gençliği, Salih Ağa'nın ilgisini fazlasıyla çekecek, Halime de sonunda istediği büyük kazancı elde edecekti.
Aslı, 18 yaşına girdiği gün, her şeyin değişeceğini hissediyordu. Ancak,üvey annesinin ve babasının gözlerinde, garip sevinç ve telaş görüyordu.Ona son zamanlarda çok iyi davraniyor yeni elbiseler alıyorlarıd. Halime, planlarını uzun zamandır hazır tutmuştu. Artık Aslı'nın bir çocuk olmadığını, Salih Ağa'nın ilgisini çekebilecek kadar güzel bir kız haline geldiğini biliyordu. Ancak Aslı, bunların farkında değildi, asıl gerçeği görmekte gecikmişti.
Bir sabah, Halime ve kocası, Aslı’yı evin içine çağırdılar. O güne kadar hiç şüphelenmediği bir şey, o an içinde bir uyarı olarak yankılandı. Halime'nin tavırları, bir süre önceki soğuk ve çıkarcı davranışlarının aksine, bir parça daha neşeli ve heyecanlıydı. Ancak Aslı, bir şeylerin ters gittiğini hissediyordu.
"Bugün, hayatında her şey değişecek, Aslı," dedi Halime, kurnazca gülümseyerek. "Salih Ağa seni bekliyor. O artık bizim hayatımızda çok önemli biri olacak."
Aslı, bu sözleri duyduğunda tüm vücudu dondu. İçinde bir korku dalgası yükselmeye başlamıştı.Tam olarak söylediklerinin ne anlama geldiğini bilmesede tedirginlik ve korkudan bedeni kaskatı kesilmişdi Ama Halime’ni bakışlarındaki kararlılık ve gözlerindeki sanki onun geleceğini çoktan hazırlamış bakışı vardı.
"Ana ben birşey anlamadım.Ne demek ağa önemli biri olacak bizim için ?"
Halime gülerek cevap verdi...
"Kız kendini saflığa vurma..Guya anlamadın mı sen ? Kız sen değilmiydin evlenmek için adamı baştan çıkaran ? ne yaptın etdin başardın.Ağa seni karısı yapmak istiyor.
"Ben istemiyorum," diye mırıldandı Aslı, gözlerinden yaşlar süzülecek gibi oldu. "Bunu yapamam. Salih Ağa çok yaşlı ve ben onunla evlenmek istemiyorum!" Çenesi titreyerek ağlamaya başladı.
Ama Halime, asla geri adım atacak gibi değildi. Üstelik Salih Ağa'nın yıllarca sağladığı güven ve zenginlik, onun gözlerinde her şeyin önündeydi. Onun için kendi duyguları ve istekleri çok da önemli değildi.
"Senin istemen önemli değil," dedi Halime, sert bir şekilde. "Bu evde işler değişiyor. Salih Ağa'nın o kadar serveti var ki, bu fırsat bir daha gelmeyecek. Onunla evleneceksin ve biz hep birlikte zengin olacağız!"
Halime, Aslı'nın direnmesine izin vermedi. Kocasını yanına çağırarak, Aslı'yı zorlama kararını almıştı. Kocasının onayını alarak, Halime üvey kızını evlilik için Salih Ağa'ya sunmaya hazırlandı.
Aslı, üvey annesinin ve babasının bakışları altında, hiçbir şekilde kaçma şansı bulamıyordu. Korku içinde, yaşlı ve güçlü bir adamla evlenmek zorunda kalacaktı. Salih Ağa'nın zenginliği, Halime'nin gözlerinde her şeyin ötesindeydi. Aslı'nın gönlünü hiçe sayarak, onu zorla bu evliliğe sürüklüyorlardı.
Salih Ağa, bir gün Aslı'yı evine çağırarak, onunla evlenme teklifini yapacaktı. Aslı ise sadece teslim olmak zorunda kalacak, duygusal anlamda fazlasıyla kırılacak, fakat hiçbir şekilde seçim şansı olmayacaktı.