BADE Hızla toparlanıp nefes nefese geri çekildim, ardından kendimi deri koltuğa bıraktım. Cihangir masasına geçtiğinde bakışlarımız kısa bir an için kesişti; o küçücük an bile içimdeki karmaşayı büyütmeye yetmişti. Odaya çöken sessizlik, kapının usulca açılmasıyla bölündü. Aslı içeri girer girmez konuşmaya başladı. “Cihangir Bey, son toplantınız hak—” Sözünü sert bir ton kesti. “Zamanlaman gerçekten mükemmel, Aslı.” Dudaklarım istemsizce kıvrıldı. Cihangir’in sesindeki keskinlik, Aslı’yı olduğu yere mıhlamıştı. Aslı şaşkınlıkla ona bakarken, odada benim de olduğumu yeni fark etti. Omzunun üzerinden bana dönüp aceleyle, “Ah… çok özür dilerim. Lütfen siz devam edin—” dedi. “Tam olarak neye devam edelim, Aslı?” sorusu havada asılı kaldı. Aslı iyice köşeye sıkışmıştı; yanakları kızarmış

