Makarnalı sehpanın kenarından koltuğun kenarına oturdu. Bir hamaratlık geldi bana, tabakları üst üste koyup hızla taşıdım mutfağa. Utku ayaktaydı Altay otururken. Ben ikinci tura dönerken sehpadan: “Otur istersen Öykü,” dedi. Bıraktım toplamayı sürdürmeyi, o otursun diye bekledim ve kocamın yanına geçtim. “Niye geldin ki?” dedim bir panikle. Yüzüme ilk o an baktı. “Daha önce de gelmiştim ama evde yoktun.” “Gelmesin demiştim Musa’ya.” “Demişsin. Demişsin de ben oğlumu görmeye geldim.” “Ne oğlunu?” “Kemal’i.” “Ne Kemal’i? Nereden çıkarıyorsun bunu?” Utku’ya döndüm. “Bir şey söylesene Utku Kemal onun oğlu mu?” Bir şey söylemedi Utku. “Sen beni mi izletiyorsun onca zamandır?” “İzletmedim. Biliyordum zaten. Merak etme Musa ile benden başkası bilmiyor. Babamlar falan. Bir şey i

