Ne bilirsem bileyim yaşayacaklarıma duyduğum korkuyu, endişeyi bastırmaya çalıştım. Elinden tutup o ikindi vakti baba evindeki sofraya indim. Annesi hamur işi yemeklerle arası olmayan her kişi için mayalı bazlama denen şeyin bu kadar lezzetli olacağını bilmiyordum. Tereyağlı ve köy peyniri ile katık edip onların neşeli, sıcak, lezzetli sofrasında vasıfsız, isimsiz, kimsesizdim. Gidecek yerimin olmayışı mıydı beni Altay’a mahkûm eden bugün daha bundan emin değilim. Çünkü onu sevdiğim gibi bir başkasını sevdiğim olmadı benim. Bana ne verdiğini tek tek sayamam. Sayarsam da koskoca evreni tanımlamak gibi olur. Ertesi gün sabahtan Altay’ın refakatinde kadın doğumcu bir doktora gittim. Benim için ilk kadın doğum muayenesiydi ve bir kız çocuğundan genç bir kadına dönüşme evresinde en tedirgin

