Burnuma dolan vernikli ahşap kokusuna karışmış baharatlı şarap kokusu ve çalan oda müziğine karışan şöminedeki odunların çıtırtısı eşliğinde sıcak şarabımı yudumlayıp, sevdiğim adamla sohbet ediyordum. Lisedeyken izlediğim bir Amerikan filmi sahnesi gibi bir an yaşıyordum ve o filmi izlerken film boyunca hep Aykut’u hayal etmiştim. ‘‘Beğendin mi şarabını?’’ Başımı aşağı yukarı sallayarak cevap verdim. ‘‘Şarabımı da burayı da beğendim.’’ ‘‘Beğenmene sevindim. Buranın elma şarabını çok methettiler aslında, bunlardan sonra birer tane de elma şarabı alır mıyız?’’ ‘‘Beni sarhoş etmeye mi çalışıyorsun?’’ dedim kaşlarımı kaldırıp indirerek. ‘‘Mutlu etmeye çalışıyorum.’’ dediğinde elime uzandı. Sabahki kavgamızı görmezden gelirsem, onunla çok güzel bir gün geçirmiştim. Sabah kavgamızdan son

