Duşun sıcak suyu tenimizi sararken, buharın içinde birbirimize bakıyorduk. Aykut’un elleri sabunlu köpüklerle belimde kayıyor, parmakları sırtımda daireler çiziyordu. Suyun sesi, aramızdaki sessizliği dolduruyordu, ama gözlerimiz konuşuyordu. Onun bakışlarında hâlâ o açlık, o tutku vardı; sanki az önceki ateşli anlar sadece bir başlangıçtı. Ben de ona aynı arzuyla bakıyordum, çünkü Aykut’la geçirdiğim her saniye, içimdeki ateşi daha da harlıyordu. İlk defa birbirimizle bu kadar uzun süre beraber olacaktık. Bütün gece, ertesi sabah ve sonraki gece bizimdi. Benim dönmem gereken bir ev veya yolumu bekleyen anne babam yoktu o gece için. Konu komşudan da sakınmıyorduk. Bunun farkına vardıkça içim kıpır kıpır oluyordu. Aykut’la gece boyunca sevişebilecektim bu defa. Sabunlu elleri omuzlarıma, o

