Üstünde, kırmızı iç çamaşırlarımla uzandığım, tek kişilik yatağa yavaş yavaş tırmanmaya başladı. Belgesellerde avlanan panterler gibiydi. Onun bana bu şekilde yaklaşması biraz gözümü korkutmuştu açıkçası ama geri adım atmak için çok geçti. Elleri bacaklarımdan başlayarak karnıma, oradan göğüslerime tırmandı. Göğüslerimi, sutyenimi çıkarmadan, elleriyle yoğurmaya başladı. İyice yerleşmesi için bacaklarımı iki yana açtım. Sonra bacaklarımla, bacaklarını okşayarak, belini sardım. Bana biraz daha yaklaşsa, az önce ellerimin arasında olan erkekliğini, ıslanmış çamaşırım üzerinden bile olsa kendi tenimde hissedebilecektim. Dudaklarını dudaklarıma yaklaştırdı. ‘’Hoşuna gitti mi yavrum?’’ ‘’Ne, hoşuma gitti mi sevgilim?’’ Elimi alıp yeniden erkekliğine götürdü. ‘’Sevdin mi onu?’’ Bu Aykut’a

