Keyifli okumalar
Sabahın güneşi yeniden doğarken aile çiftliğe gelmişti. Kızlar kahvaltıyı hazırlamaya başlamıştı. Hamuru yağurup pişiren Azize kadına bakmıştı. "Zerda sence kız mı olacak?" diyerek sordu. Genç kadın eltisine bakıyordu. "Bilmem abla benim için sağlığı önemli." dedi. Derin bir nefes çekti. Aslı ikisini de bakıp, "Bence kız erkek olacak." dedi.
"İnşallah canım darısı başına." dediğinde yanakları kızarmıştı. Derin bir nefes alırken Zerda onunla uğraştı. "Hiç utanma görümcecim evlendikten sonra ne olacağını sanıyorsun?" diyerek sordu. Genç kadın yerin dibine girmek istemişti. "Yaa yenge." diyerek sitem etmişti.
"Kızlar günaydın." diyen abisine baktığında, "Ağabey karını alır mısın? Benimle uğraşıyor." dedi. Şiyar'ın bakışları karısına dönerken güldü. Fatma hanım da gelirken kahvaltı yapılmıştı. İki gelini öyle bir yemişti ki herkes şaşkınca bakıyordu. "Ne oldu?" diyerek sordular.
"Bizi de yemezsiniz değil mi?" diyerek sordu. Fatma hanım iki oğluna bakıp gülmüştü. "Hayırdır lokmalarını sayar olmuşsunuz." dedi. İkisi de birbirine şaşkınca bakıyordu. "Ana bakıyorum da onları yanına almışsın bizi de kenara atmışsın." dedi. Fatma hanım onlara baktı.
"Kızlarımı size yem etmem." dedi. Derin nefes almıştı. Zerda'nın aklı görümcesin de kalmıştı. Onun için üzülüyordu. Acısı olduğu için bu kadar öfkeliydi. Ayağa kalkarken odasına çıkmıştı. Şiyar'ın bakışları ona dönmüştü. "Ben bir bakayım." dedi. Odasına giderken karısını cam kenarında görmüştü. "Zerda gülüm neyin var?" diyerek sordu.
Genç kadının bakışları ona döndü. İçindeki sıkıntıyı söylerse kavga edeceğini biliyordu. "Söylersem bağıracaksın." dedi. Derin bir nefes çekti. "Söyle bakalım ne diyeceksin?" diyerek sorduğunda genç kadın iç çekmişti. "Hevin aklım onda kaldı." dedi. Şiyar'ın bakışları karısına dönerken, "Biliyorum." dedi.
"fakat uzak kalıp geri dönmesi daha iyi." dedi. Genç kadın kocasına kaşını kaldırdı. "Sen onu yalnız bıraktın." dedi. Genç adam şaşkınca baktı. Zerda'nın gözleri doldu. "Bu kadar olay yaşadı kolay değil onun tek istediği biraz sevgi." dedi. Derin bir nefes çekti. "Ama sen ona sormadın ne haldesin. Onun hırçınlığı bu yüzden." dedi.
"Zerda suçlu muyum?" diyerek sordu. Genç kadın ona baktı. "Suçlu değilsin ama senden ve abilerinden sadece sevgi istedi. Her insan hata yapar." dediğinde genç adam derin bir nefes almıştı. Karısının haklı olduğunu biliyordu. Gözleri dolarken, "Haklısın yalnız bıraktık." dedi. Odadan çıkarken bahçeye çıkmıştı. Telefonu aniden alıp görümcesini aramıştı.
...
Hevin çalan telefonla kendine gelmişti. Telefona baktığında şaşkınca bakıyordu. Kulağına koydu. "Yenge." dedi. Zerda gülümsemeye çalıştı. "Hevin biliyorum kızgınsın, kırgınsın haklısın ama kafanı toplaman lazım. Abim sana değer vermedi. Çünkü senin sevgin aşkın ona ağır geldi." dediğinde gözleri doldu. Hevin gözyaşları akıyordu. "Yenge sadece sevdim. Değer versin istedim ama olmadı." dedi. İçinde fırtınalar kopuyordu. Öyle bir yara olmuştu.
"Hevin gençsin güzelsin karşına kim bilir kimler çıkacak iyi olunca ara beni gel kardeşin çok üzülmüş barışırsın." dediğinde hayretler içinde kalmıştı. "Geleceğim yenge iyi olacağım." dedi. Derin bir nefes alırken telefonu kapatırken Necla kadına bakmıştı. "Ayy ağlayınca çok çirkin oluyorsun." diyerek alayla güldü.
"Sen önce kendine bak şapşal." dediğinde ikisi de aynı şekilde gülmüştü. Gül hanım odaya girdiğinde şaşkınca bakıyordu. "Hayırdır?" diyerek sordu. Derin bir nefes alırken, "Teyze iyi ki varsın." dedi. Yaşlı kadın ona baktı. "Sende yavrum geçecek bu günler." dedi. Yemeğe geçerken yengesinin aradığını söylemişti. Hevin pişmandı. Ama en çok da kırgındı.
"Gel dolaşalım seninle." dediğinde gözleri kadına bakmıştı. "Canım istemiyor." dediğinde derin bir nefes almıştı. Necla kolundan tutup çekti. "İtiraz istemiyorum çıkıyoruz." dedi. Beraber çıkarken biriyle çarpıştı. Karşısındaki adama bakarken, "Önüne baksana kör müsün?" diyerek sordu. Genç adamın bakışları ona döndü." Affedersiniz görmedim." dedi.
Hevin adama bakıyordu. Hem özür dinliyordu. Hem de yardım etmiyordu. Necla araya girdi. "Hasan sen öküz müsün?" diyerek sordu. "Neden öküzüm." dedi. "Hem özür diliyorsun hem de yardım etmiyorsun." dedi. Genç adamın bakışları ona döndü. "Kendi düşen kalkar." dedi. Hevin ona baktığında, "Bir gün sen de düşersin ama kaldıranın olmaz." dediğinde sinirle çıkmıştı.
Hasan ona şaşkınca bakıyordu. Hayatında ilk defa bu kadar güzel kadın görmüştü. Hevin'in gözleri onu etkilemişti. Derin nefes aldığında nereye gittiğini merak ediyordu. Bağ bahçesinde çiçeklerle ilgilenmişti. " Hevin çok güzel oldu ya." dedi. Genç kız ona baktığında gülümsedi. "Harika olmuş." diyen adama ters ters baktı. Bastığı yere bakınca öfkeyle bağırdı.
"Ne yapıyorsun çiçeklerimi öldürdün." demişti. Necla şaşkınca bakarken genç adamı itti. "Hasan kör müsün? çiçekleri mahvettin." dedi. "Siz çok abarttınız ya alt tarafı çiçek." dedi. Gül Hanım kaşını kaldırıp baktı. "Hasan işin gücün yok mu?" diyerek sordu. Genç adamın bakışları ona döndü. "Yok." dedi. Onun amacı bu kadını daha çok delirtmekti.
"Bayan egolu üzülmüş kıyamam." dedi. Hevin üstüne yürüdü. "Sen kim oluyorsun da benimle dalga geçiyorsun? Ben Şiyar'ın Ağanın kardeşiyim. Hevin Karacadağ ." dedi. Hasan ona bakıyordu. Kızdığı zaman daha güzel oluyordu. Derin bir nefes almıştı ki başına yediği darbeyle arkasına baktı. Bakışları abisine döndü. "Ağabey vurma ya." dedi.
"Senin ne işin var burada işin başına dön."dedi. Derin bir nefes çekti. Oflayarak giderken gözleri kadına bakmıştı." Kusura bakma kardeşim kusur etmiş. "dedi. Hevin ona döndüğünde başını salladı. Mithat kadına bakarken hayranlıkla izledi. Gözleri.. Gözleri çok güzeldi. Hevin de ona aynı şekilde bakıp durdu. Necla öksürdü. Mithat giderken genç kadın kuzenine bakıyordu.
" Ne bakıyorsun ki. "dediğinde koşarak çıkmıştı. Necla kahkahayı atmıştı. İçeri girdiğinde odaya daldı. Hevin şaşkınca bakıyordu." Ne oldu? "diyerek sordu. Derin bir nefes çekti." Hevin neden utanıyorsun? "diyerek sordu. Genç kadın ona dolmuş gözlerle bakmıştı." Kocam yeni öldü. Laf söz olur. "dediğinde kadının bakışları ona döndü. Ona sıkıca sarılmıştı. Kocan öldüyse öldü iyi adam değildi. Sen iyilerine layıksın." dedi. Hevin güldü. "Çocuğum olmuyor benim için o konular kapandı.
...
Zerda konağa gelmişti. Kaynanasına durumu anlatırken yaşlı kadın ona baktı. "Kızım sen kızgın değil misin?" diyerek sordu. "Hayır ana değilim onun da yaraları var." dediğinde Aslı'nın gözleri doldu. Derin bir nefes çekti. "Ablamı çok seviyorum ama bazen çok kırıcı oluyor." dediğinde yengesi ona döndü. "Düzelecek göreceksin." demişti. Konağın önüne gelen araç aniden fren yaptı. Zerda sarsıntı yaşarken karnını tutmuştu. Şiyar öfkeyle araçtan indiğinde bir kıza çarptığını gördü.
"Kızım senin derdin ne?" diyerek sordu. Genç kızı kaldırıp ona döndü. Gelen seslerle genç kız korkuyla Şiyar'ın arkasına saklandı. "Şimal gel buraya." diyerek bağıran adama baktı. "Evlenemem seninle okumak istiyorum." dediğinde Şiyar kızı araca bindirdi. "Ağam nişanlımı verin." dedi.
"Sen ne istiyorsun bu kızdan yaşı da küçük hayırdır?" diyerek sordu. Derin bir nefes alırken, "Nişanlım." dediğinde gözleri adama bakmıştı. Suratına bir tane vurdu. "Ulan soysuz pezevenk kız senden küçük utanmıyor musun? Bacın yaşında." diyerek bağırdı. Zerda'nın gözleri şaşkına döndü. Küçücük çocuk evlenmek istemediği için dayak yemişti.
"Abla ben Zerda ablayı aradım ama ulaşamadım. Onu tanıyor musun?" diyerek sordu. Aslı'nın bakışları ona döndü. "Canım bak karşında duruyor." dedi. Derin bir nefes alırken gözleri doldu. Zerda elinden tuttu. "Söyle bakalım kimsin sen?" diyerek sordu. "Adım Şimal bana dediler ki Zerda Hanımağa seni korur. Ben evlenmek istemiyorum anam babam olmadığı için amcam bir boğaz eksik olsun diye evlendirmek istedi." dedi.
Zerda sabır çekmişti. Fatma hanım ona baktı. "Allahından bulsun inşallah." dediğinde konağa gelmiştiler. Şiyar adamı dövmekten beter etmişti. Şimal konağa bakınca korktu. "Korkma sen artık korumam altındasın." dedi. Derin bir nefes almıştı. Şiyar'ın gelmesiyle ona döndü. Genç kızın ona sarılmasıyla dolmuş gözlerle bakmıştı.
"Şimal sen Bedri'nin kardeşi değil misin?" diyerek sordu. Genç kızın bakışları ona döndü. "Evet abimi tanıyor musunuz?" diyerek sordu. "Tanımam mı? Benim arkadaşım olur." dediğinde derin bir nefes almıştı. "Abim askere gitti. Amcam fırsatı değerlendirmek için beni oğluyla evlendirmek istedi. Korkarım o kötü biri bana zorla." dedi.
Zerda korkuyla bakıyordu. Gözleri öfkeden deliye döndü. Şiyar gözlerini kapatırken bir küfür ediyordu. "Abin gelene kadar burada kalacaksın kardeşimsin sen." dediğinde gözleri doldu. "Sağ ol abi." dediğinde Aslı kolundan tutup odaya götürdü.
Zerda yardımcı olurken kızın vücudundaki işkence izlerini gördüğünde dünya başına yıkılmıştı. Fatma hanım gözyaşları içinde kalmıştı. "Zerda abla kendimi korumak istedim. Her gün beni dövdüler. Yengem kaç git Hanımağa söyle yardım etsin dedi." diyerek anlattı.
Genç kızı yıkamaya başlamıştı. Bir annenin evladına verdiği şefkat gibi saçlarını taradı. Söz vermişti onu ne olursa olsun koruyacaktı. Yaralarını saracak güçlü bir kadın yapacaktı. Aslı üstünü değiştirdi. Yemeğini yemesi için yardım etmişti. "Okuyor musun?" diyerek sordu.
"Evet hukuk fakültesi okuyorum. Abim gönderdi ama amcam zorla aldı." dediğinde derin bir nefes almıştı. Aslı'nın gözleri ona bakarken, "Burada kaldığın sürece sıkıntı yok okursun." dedi. Zerda'nın onu okutacağını biliyordu. Yemekten sonra uykuya dalmıştı.
Bölüm sonu...