Kuzey Demirtaş, Gözlerimi kaçırıp hızla arkamı döndüm. “Tuğçe, ne yapıyorsun sen?! Giyin hemen!” dedim, sesim titredi. Ama o bir adım daha yaklaştı. Sesim yükselmesine rağmen aldırmadı. Arkadan yaklaştı, nefesini boynumda hissettim. “N’oldu Kuzey? Bana bakamıyor musun?” dedi fısıltıyla. Nefret ediyordum ondan. Ama dürüst olmalıydım; iki yıldır kimseye dokunmamıştım. Vücudumun otomatik tepkileriyle zihnim arasında büyük bir savaş başlamıştı. “Yeter artık Tuğçe, saçmalama. Çek ellerini,” dedim sertçe. Ama söz dinlemedi. O anda aklım Ada’ya gitti. Gözlerinin içi… Ses tonundaki o güven… Tüm bedenim buz gibi kesildi. Ne yapıyordum ben? Hemen Tuğçe'nin kollarını omuzlarımdan aşağı ittim. Ona doğru döndüm. Gözlerinin içine baktım; bu kadının gözlerinde hiçbir sınır yoktu. Tehlike çanları

