Vampir

1513 Words
Jax (Rüyadan Önce) Önümde sürümün geleceği ile ilgili olan gelir ve giderlerin tablosunu incelerken burnuma gelen tanıdık koku ile hemen ayağa kalkıp saygı ile eğildim. "Tanrıçam!" Ay tanrıçası Selena yeryüzüne önemli bir nedeni olmazsa asla inmez! "Benim en güçlü alfam nasılsın?" Ay tanrıçasının beni alfam diye övmesi oldukça gurur vericiydi. "İyiyim tanrıçam siz nasılsınız?" yüzü iki saniye için düşsede hemen geri toparladı. "Jax senin eşini artık bulma zamanın geldi!" ne yıllardır beklediğim an geldi mi? Ben Jax Delta Alfa! Ay tanrıçası tarafından kurtlara gönderilen ilk alfayım! "Peki şimdi nerede tanrıçam?" yaşım diğer kurtlar veya melezlerle aynı değil. Ben 300 bin küsür yaşındayım. Normal bir kurt adam ortalama 50 60 sene yaşarlar. Ama biz kurt kanı ve likan kanı taşıyoruz. "Paris'te benim soyumdan gelen bir melez. Ama onunla ilk rüyalarında tanışıp işaretlemeni istiyorum!" "Ama tanrıçam ya beni eşi olarak kabul etmezse?" kurt adamlar ne kadar eş bağı ile bağlansalarda eşini reddetme haklarına sahipler. "Kabul edecek Alfa. Etmek zorunda!" tanrıçanın sesi olduğundan endişeli ve sinirli çıkınca işin iyi tarafından çok kötü tarafları olduğunu anladım. "Peki tanrıçam rüyasından sonra onunla iletişime geçmeyecek miyim?" ne yapacağımı henüz anlamadım ama işin ciddiyeti büyüktü. "Hayır o seni bulana kadar ulaşmak yok Alfa! Yarın 18. yaş günü, ilk yarın gece rüyasına girmeni istiyorum. Beş gün aynı rüyayı görecek. 6. gün onu işaretlemeni istiyorum!" Neden altıncı gün? Tanrıçaya sormam gereken o kadar soru vardı ki. Ama ben daha anlamadan tanrıça toz bulutları arasında kayboldu. "Grasyon!" betama seslenip bir an önce yola koyulmalıyım. Minestrol'den Paris'e gitmek zaten bir günümü alır. "Alfa Jax!" Betam odama girip selam verdikten sonra konuşmamı bekledi. "Grasyon ben Paris'e gidiyorum. 1 haftadan önce dönmem. Bütün sorumluluk sen ve gama Alex'te!" "Ama Jax 1 hafta tek başına kalmak için uzun bir süre değil mi?" Daha önce betam veya gamam yanımda olmadan Minestrolde'n hiç çıkmamıştım. Ama bu sefer işler farklı. "Beta sana ne diyorsam onu yap. Ben lunamı görmeye gidiyorum!"... Şimdiki Zaman "Devam et durma!" eşim zihin bağlantısından öyle şiddetle haykırıyordu ki bunu normal sesiyle yapsa sesin şiddetinden uçak bile düşebilir! İşaret parmağımı Belle'nin vajinasının dudakların arasında ileri geri yaparak deliğini bulmaya çalıştım. Bekaretinin kokusu buram buram başımı döndürüyordu. İşaret parmağımı yavaş şekilde içine itince kendini kastı ve parmağımı daha çok içinde sıkıştırdı. "Kasma kendini eşim. Hareket ettiremiyorum!" Açılmamış küçücük deliği kasılınca dahada sıkılaşıyordu! "Jax ben ahh- daha önce hiç ahhh- yapmadım!" zor aldığı nefesler arasında konuşması kulağıma ninni gibi geliyor. "Biliyorum eşim!" deliği parmağımın kalınlığını alışırken Belle'nin inlemeleri arttı. Biraz daha inlemeye devam ederse birileri kesin duyacak! "Sesine hakim olman gerek eşim!" dudaklarına kapanıp inlemeleri yuttum. Boğuk ve anlaşılmaz çıkan inlemeleri ile ikinci parmağımda içine ittim. "Dayanamıyorum!" zihin bağlantısı üzerinden benimle konuşmaya başladı, ama benim şu an tek odak noktam onun parmağıma akıttığı zevk suları! Daha hızlı ileri geri yaparak aldığı zevki arttırma. Kurt tarafım ortaya çıkmak için benimle kavga etsede, Likan tarafım kendini işaretlemek istiyordu. "Belle beni işaretlemen lazım!" parmaklarım içine girip çıkarken zihin bağlantısı üzerinden haykırdım. Likanım biraz daha işaretlenmesi bütün kontrolü eline alabilirdi! "Nasıl yapacağımı bilmiyorum?" masum eşimin dudaklarını somururken gözleri ile bana baktı. "Rüyanda sana ne yaptığımı hatırlıyorsun değil mi?" gözleri ile onay verince dudaklarını serbest bıraktım. "Zevk aldığımı anladığın noktayı ısır!" boynumu sağa yatırıp işaretlemesi için ona yer açtım. Parmaklarım hala devam ederken eşimin dudaklarını boynumda hissetmek benim için dayanılmaz bir noktaydı! "Ağhhh!" boynum ve omzum arasında zevki en fazla hissettiğim noktada inlememe artık engel olamadım. "İşaretle orayı eşim!" Belle benim yönlendirmem üzerine aynı noktaya dişlerini geçirince bende parmaklarımın hızını olabilecek en hızlı şekilde içine sokup çıkardım. "Ahhhh!" Belle kasılmaya başladı ve tüm sularını parmaklarıma akıtmaya başladı. "Akıt bütün sularını bana!" parmaklarıma oluk oluk akarken bende artık dayanacak gücüm kalmamıştı ama bunu şuanlık eşimden gizlemem lazım. "İyi misin?" nefesleri düzene girince parmaklarımı içinden çıkarıp gözlerine bakarak yaladım. Göz bebeklerinin şokla büyümesi şuanki gördüğüm en güzel manzara olabilirdi! "Hıhı." sesi yorgun ve tereddütlü geliyordu ama hakkı olduğu tarafta vardı. Bu uçaktan iner inmez bana bağlanması için elimden gelen herşeyi yapmak zorundaydım. "Uyumak ister misin?" başı ile onay verince oturduğu tuvalet tezgahından kaldırıp kucağıma aldım. İtiraz etmeye güç bile bulamayacak durumdaydı. Yolculuk ettiğimiz koltuğa gelip eşimi koltuğuna yerleştirdim. Şimdi kendi işimi görmem lazımdı yoksa biraz daha durursam içim patlayacaktı! Çıktığım tuvalete geri girip beş dakikanın sonunda işimi bitirmiş ve rahatlamış şekilde çıktım. Bana ait olan koltuğu yönelmiştim ki benim olan yerde başka bir adam oturuyordu. Kokusu normal insan kokusu değildi. Kan kokuyordu! "Lan ben seni öldürürüm!" görüş alanıma eşim girince vampir olduğunu anladığım adam parmakları eşimin saçlarında geziyordu! Ani hareketle vampir adamı koltuğumdan tek hareketle kaldırıp tüm gücümle boynuna sarıldım! "Sen benim eşime nasıl dokunursun lan?" Belle yorgunluktan olanların farkında değildi ama benim sesimle kendine geldi. "Eşin tanrıçanın soyundan mı alfa Jax?" yıllardır vampirlerle kurt adamların arasında bitmeyen savaş hakimdi! "Seni öldürmemek bir sebeb ver vampir bozuntusu?" etrafımızdan gelen korku dolu çığlıkların aksine Belle gözlerini benim üzerimden alamıyordu. "Jax gerçek vampir mi?" Belle zihin bağlantısı üzerinden benimle iletişime geçtiğinde vampirin odağı Belle'ye döndü. "Demek konuştuklarımızı duya biliyorsun Luna!" ellerim ne kadar güçlü şekilde boynunu sıksada bunun bir etkisi yoktur. Vücudunu şimdi bin parçaya ayırmak istiyorum ama etrafımda bu kadar insan varlığı varken imkansız! "Eşimin üzerinden çek gözlerini!" boynuna sardığım sol elime sağ elimde girince vampirin ayakları havada sallanmaya başladı. Gözleri kırmızıya dönmeye başlayınca etrafındaki bir insanının kanına susadığını anladım. Tanrı aşkına daha kötü ne olabilir? "Beyefendi ne yapıyorsunuz lütfen bırakın!" Belle girdiği transtan çıkamazken yanımıza gelen hostes bizi ayırmaya çalıştı ama gücü beni durdurmaya yetmeyecek kadar zayıf! "Hanımefendi eşinize engel olmalısınız!" hostes bizi ayırmaya gücü yetmeyince odağını Belle'ye verdi. "Jax kendine gelmen lazım!" Belle dışardan donmuş gibi görünse de eş bağı ve işareti sayesinde içinde olduğu korkuyu hissettim. "Bu burda kapanmayacak vampir!" kafamla burnunu geçirdiğim darbeden sonra boynunu bırakıp eşime yöneldim. "Korkma bir şey olmasına izin vermem!" boynuna sarılıp işaretini yalamaya başladım. Koltuğa oturup kucağıma aldım ve rahatlaması için likan tarafım mırıldanmaya başladı. "Yapma!" sesini zor bulurken beni durdurmaya çalıştı ama eş bağı durmamı istemiyor. "Neden hoşuna gitmedimi?" bedeninin bana daha şimdiden kayıtsız kalamaması hoşuma gitti! "Kendime hakim olamıyorum yapma!" başını boynuma gömüp kokumda huzur bulmak istercesine nefesler almaya başladı. "Ne yapmak istiyorsun eşim?" "Söyleyemem utanıyorum!" yüzünü boynumdan çıkarıp masumca baktı. "Unuttun mu benimle zihin bağlantısı kurabilirsin. Hadi söyle bana ne istediğini?" aramızdaki bütün duvarları yıkamak için daha iyi bir fırsat olamazdı! "Seni öpmek istiyorum!" zihin bağlantısından söylediği cümle ile gülümsemeye engel olamadım. "Bırak beni!" hemende alınırmış çocuklar gibi! "Tamam gülmüyorum. Merak etme uçaktan inelim öpmen için bol zamanın olacak!" cevap vermesini beklemeden tekrar başını boynuma bastırdım. O boynumda uykuya geçerken benim betama ulaşmam lazım! "Alfa bir sorun mu var?" Betam bana hemen cevap verince bekletmeden zihnimden geçenleri aktardım. "Anladım alfa hemen gerekeni yapıyorum. Lunamız iyi mi?" daha Belle'yi görmeden tanımadan onu benimsemiş olması hoşuma gitti ama sınırlarını aşmadığı sürece! "Evet beta işinin başına dön!" daha önceki hayatımda hiç bir kadın varlık olmamıştı benim için. Hayatım sürüm ve tanrıçamdan ibaretti ama şimdi yaşama nedenim değişmiş gibiydi! "Eşim uyanmam lazım inmek üzereyiz!" Belle hala boynumda uyurken onu uyandırmak için dudaklarımı işaretine dokundurdum. "Biraz daha lütfen!" bedeni tepki versede uykucu eşim gözlerini açmak istemiyor anlaşılan. "Eğer uyanmazsan kucağımda neler olacaklarını hayal edemezsin!" ani hareketle kafasını boynumdan çıkarıp yüzüme baktı. "Sapık mısın sen ya?" kucağımdan kalkmak için hamle yaparken bırakmam söz konusu bile değil! "Başa mı döndük eşim bu konuşmayı daha uçağın başında tekrar yapmıştık ya?" yüzü kızarırken dili ile farkında olmadan dudaklarını yaladı! "Bırakırsan eğer kalkmak istiyorum. Tuvalete girmem lazım!" kucağından kalkmasına izin verdikten sonra bende beraber kalktım. "Sen nereye geliyorsun?" arkasında adım atacakken sorduğu soruyla yüzüne baktım. "O vampir buradayken seni yalnız bırakmam ne kadar doğru bir karar sence?" tabi bu konuşmayı zihin bağlantısı ile yapıyorduk. Etrafımızdaki insan varlıklarının bizi duymasını isteyeceğim son şey bile değil! "Bana neden bir şey yapsın? Sonuçta benim değil senin düşmanın!" ah eşim! Bir an önce gerçekleri bilmen gerek! "Benim senin düşmanın yok. İkimizin düşmanı dostu ortak eşim. Şimdi hadi işini halledelim!" cevap verecek bir şey bulamayınca yönünü tuvalete çevirdi. "İçeri girmeyeceksin herhalde?" aslında girmem güzel olabilirdi ama aynı şeyi Belle için söyleyemem! "İşini hallet ben burada bekliyorum." içeri girip kapıyı dört defa kilitledi. Bu kızın benimle zoru var yoksa genel olarak erkek varlığıyla mı anlayamadım! "Merhaba! Tanışabilir miyiz?" Belle'nin tuvaletten çıkmasını beklerken 1.60 boylarında çakma sarışın bir kadın yanıma geldi. "Merhaba. Neden tanışmak istiyorsunuz?" başka zaman olsa cevap dahi vermezdim ama Belle'nin beni ilk anda kıskanması hoşuma gitmişti! "Belki arkadaş olabiliriz ne dersin?" Şu kadınların yakışıklı erkek avcılığı huylarını hiçbir zaman anlamadın. "Olabilir ama önce isminizi söylemeniz gerekiyor!" elleri çakma sarı saçlarında gezerken dudaklarını büzerken konuşunca kendini güzel sandı heralde! "Ben Killian sizin adınızı öğrenebilir miyim?" yapmacık samimi hareketleri midemi bulandırıyordu ama Belle çıkana kadar devam etmek istiyorum! "Ben-" "Aşkım ne oluyor, bir sorun mu var?" Belle tuvaletten hızla çıkıp kapıyı kapattı. Belime elini doladı. Yüzüne baktığımda göz bebeklerin sinirden seğirdiğini gördüm. "Sevgilin mi?" kadın hala olayı anlamamış gibi birde soruyor. "Hayır eşim hanımefendi. Bir sorun mu var?" Belle benim cevap vermeme fırsat vermeden kendi cevapladı. Aynı anda belimde duran elini ile etimi sıktı ama bana pek etkisi olduğu söylenemez! "A bilmiyorum özür dilerim!" kadın yanımızdan koşar adımla uzaklaşırken Belle hala tepki vermeye başlamadı. "Canımı yaktığını mı düşünüyorsun?" etimi sıktığı elini hemen belimden çekip karşımda durdu! "Sen ne yaptığını sanıyorsun?" ...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD