BÖLÜM: 10 GÖZYAŞI

2117 Words
° ° ° B ö l ü m : 1 0  - G ö z y a ş ı ° ° ° ° ° ° B ö l ü m a l ı n t ı s ı : " B u g ü n ü n t a r i h i n e ? " d i y e s o r d u m. ° ° ° ° ° ° i y i o k u m a l a r ° ° ° ₩ ₩ ₩ " Bunu da giydik mi, tamamdır. " dediğinde Nermin abla, sesi şakıyor gibiydi. Gülümsemekten dudakları ayrılacaktı. Bugün hastaneden ayrılma zamanınmdı. Çocukluktan beri oldum olası hiç zevmemişimdir hastaneleri. İlaç kokusunu benimseyememiştim hiç . Belkide bu yüzden hastaneleri sevmiyorumdur. Küçükken ayağıma cam batmıştı sokakta oyun oynarken. O günden beridir bir daha hastaneleri sevmedim. Çok şükür ki çok fazla bulunmak zorunda da olmadım buralarda. 1 haftadır buradaydım. Kıvanç ve halası - Nermin Abla - bir an olsun beni yalnız bırakmamışlardı. Kıvanç ' ı daha da yakından tanıma fırsatım olmuştu bu zaman diliminde. Hastane çıkış işlemlerini bitirdikten sonra Nermin Abla hastaneden ayrılacağımız için üzerime bir şeyler giydiriyordu. Karşımda hala üzerime bir şeyler giydirmeye çalışan kadına tebessüm ederek " Bu kadar elbise giymek zorunda mıyım? " dedim. Sıkıldığımı anlamış olmalı ki gülümseyerek bana baktı. Üzerime tişört giydirmiş üstüne bir de kazak giydirmişti. Bütün bu kıyafetlerin üstüne de bir kaban giydirmeye çalışıyordu. Eylül ayı bu kadar soğuk olamazdı değil mi? " Hava soğuk tatlım. " dediğinde Kıvanç'la benzer özelliğini bulmuştum. Kan nağından da fazlaydı; bakışları Şevkat doluydu ortak noktaları da tam olarak buydu. Şevkat ve merhamet. " Eylül ayı bu kadar soğuk olmaz? " soruydu işte bu sağ koluma kabanı giydirecekken durdu ve bana baktı. Şaşkındı gözlerime baktı. Yalnış bir şey mi söylemiştim? Neden bu kadar garip bakmıştı? Ben neyi kaçırmıştım? Neler oluyordu ? Hem bugün ve dün hastaneye Kıvanç hiç gelmemişti. Nermin Abla şoku üstünden atarak " Iıı.. şey. Tatlım. Şey tatlım. " dedi. Aynı kelimeleri iki kere kullanmıştı. Garipti ve sesi üzgündü. Aklıma Kıvanç geldi. Sahi neredeydi o? Nereye gitmişti? " Ne oldu? " dedim oldukça meraklı bir şekilde ve kabanı kendim çektip giyindim. Rengi maviydi. Gökyüzü gibi. Bana özgürlüğü hissettirmişti. Gerçekten hoştu. Bunu bana Nermin abla getirmişti. Kendisi Kıvanç'ın halasıydı. Hastanedeyken duyduğum ses o kadına aitti. Otuzlarında olmasına rağmen 25 lerinde görünüyordu. İçinde bir çocuk vardı ama ona kıyasla bir olgunluk içeriyordu. İçinde ki çocuk kendini her fırsatta belli ediyordu. Son bir kaç gündür başında bekliyor , bana çorba içiriyor , hastane de yapmaya çalıştığım her şeye yardım ediyordu. Bundan 5 gün önce ise hep Kıvanç vardı yanımda ama son iki gündür onu görememiştim. Tahminimce Nermin ablanın yanımda olduğunu bildiği için gelmiyordu ya da başka bir şey vardı da haberim yoktu. O an Neriman Ablaya bakarken garip hissetmiştim. Bir anda aklıma gelen soruyu sordum.Neriman abla tuhaf davranıyordu. " Bugünün tarihi ne ? " sesim kızgın çıkmıştı. bana bir şey söylememişlerdi. Bildiğim kadarıyla Eylül ayında, 4 Eylül , otobüse binmiştim ve kaza mağduru olmuştum. 4 - 5 günlük bir süre boyunca uyuduğumu düşünüyordum. Bir haftayı da geçmiştik. Eylül ayında olmamız lazımdı. Tabii daha fazla uyumadıysan Sorduğum soru ile birlikte Neriman Ablanın yüzü gerinmişti. Ben neyi kaçırmıştım. " Tatlım .. Bak.. " demesine kalmadan tarihi sordum bir kez daha. " Bugünün tarihi ne? " diye çıkıştım. Bana bir şeyleri söylememişlerdi. Kesinlikle fazla uyumuştum ama neden? Bir kaza geçirmiştim ama fazla hasar görmüş olamazdım değil mi? Karşımdaki kadın - Neriman Abla - derin bir nefes alıp tek seferde " 2 Aralık. " diyerek mahçup mahçup baktı. 2 Aralık mı? Şok olmuştum. 2 Aralık. Ben eylül ayında olduğumuzu sanıyordum. Neredeyse 3 ay olmuştu . Bu doğru olabilir miydi? Neden bu kadar fazla kalmıştım hastanede? Neden haberim yoktu? Bu kadar zamandır uyumuş olamazdım. " Tatlım bu ciddi bir konu... "sesi mahçup olduğunu belirtiyordu. Sesinde hüzün de vardı ama benim hakkımdaki bir şeyi bana söylememeleri saçmaydı. Bu doğru bir davranış değildi. " Neden? " sesim fısıltı gibi çıkmıştı. Gözlerimi yumdum ve açtım. Ard arda tekrar ettim bu hareketi ama kaybolmamıştı. " Ne ? " derken hızla yerimden kalkıp pencereye gittim ve dikkat etmediğimi fark ettim beyazdı. Karlar her yeri kaplamıştı. Hastanenin bahçesinde temizliyorlardı ama hastanenin az dışında kalan yerler karla kaplıydı. İnsanlar kalın kalın giyinmişti. Kimisi bot... Kimisi çizmeye başvurmuştu. Soğuğun buharı gökyüzüne hakimdi. Karlar boş bulduğu her yeri işgal etmiş gibiydi ancak yüksek değildi zemini seçebiliyordum. Bursa ne kadar da güzeldi. Sanki ulaşabilecmişim gibi cam elimi uzattım. Islak ve soğuktu. İçim ürpermişti. " Ne oldu bana? " sesimde cevap arzayan küçük bir kız çocuğu vardı. Emir ettiğimi düşünmesini istemiyordum. Sert davranmak istemesem de yapmalıymışım gibi hissetmekten kendimi alamıyordum. Kızgınlığım ve şaşkınlığım ses tonumu yansıyordu. Yatağın kenarında duran Nermin Abla yavaş adımlarla yanıma geldi. Birkaç adımda hemen pencerenin önünde benim yanımda durmuştu. O an onunda kalın ve sıkı gyindiğini fark ettim ve dışarıya bakarken derince soludu. " İyiydin. Yani... Sen iyiydin . Uyanmıştım. Doktor bir hasarının olmadığını söyledi. Kazadan sonraki 3. günde uyanmıştın. Derin bir nefes alıp söylediklerini dikkatlice dinledim. Oda derin bir befes aldı. Soludu havayı. Dönüp ona baktım yorgun görünüyordu. Elindeki bir selpak vardı. Kırışmıştı. Cümlesine devam ederek " ... Kıvanç dedin ve komaya girdin. Doktor ne olduğunu anlamadı. Her şey aniyeler içerisinde gerçekleşti ve ardından ameliyata aldılar. " Durdu bana baktı." Doktorlar beyin kanaması geçirdiğini söylediler" dedi. Şok olmuştum. Ağzım açık bir şekilde söylediklerini dinliyordum. " Biz hepimiz perişan olduk. Kıvanç çok üzüldü. Seni tanımadığını söyledi ama bilemiyorum. Hali hal değildi..İlk defa yeğenimin ağladığını gördüm. " diyerek bana döndü gözlerinden yaş geliyordu. Ağlıyordu Kıvanç ağlamıştı bu doğru olabilir miydi? O beni tanımıyordu bile , kim olduğumu, neleri sevdiğimi, nelerden hoşlandığımı ya da ailem.... Ailem benim bir.... Ailem. Benim bir ailem yoktu. Benim bir ablam vardı.Ben.. ben Bursa'ya gelmiştim. Sadece otobüse hatırlıyordum. Kafam çok bulanıktı. Beynim sarsılmış gibiydi. Hala anılar netlik kazanmamıştı. Bu doğru olabilir miydi peki ? Gerçekten Kıvanç benim için ağlamış olabilir miydi? Biri için önemli miydim? Çok tuhaf hissettiriyordu. Ablam bile ağlamamıştı. Şimdi tam tanımadığım biri benim için ağlamıştı . Bu inanılır gibi bir şey değildi. Benim ailemden geriye kalan tek kisi bile benim için gözyaşı dökmemişti ama o benim için ağlamıştı. " 1 hafta önce gözlerini açtın ve Kıvanç ne kadar mutlu oldu anlatamam. Aynı zamamda korktu tekrar uyumandan. Ellindeki selpakla gözyaşlarını kuruladı ve " Hazırsan çıkalım. " deyip gülümsedi ancak gözlerindeki acıyı görebiliyordum usulca başımı salladım. Zorlamak istemiyordum. Dünyanın binbir türlü hali var bazen iyi bazen kötü. Her şey kader de değil bunun için düşünmeye yetimiz vardır. Sana bir hayat verilir ve ecelin gelene kadar onu nasıl süsleyeceğim sana kalmıştır. Doğru ya da yanlış yaptın seni ilgilendirir. Önemli olan bir şeylerin farkında olabilmektir. Bugün o beklenmedik kazadan önce ben Çarşamba günü annemden gelen " Hadi kalk. " araması ile uyanmıştım. Yolculuk esnasında beni çekiştirdikerini de biliyordum. Ben ise normal bir gün geçir gibi uyanmış ve okula gitmiştim. Sanırım o nefret ettiğim okul olmasaydı ben de o araçta olacaktım. Kendimize ait şirketimiz vardı. İflas etmiştik Fazlasıyla borcumuz birikmişti. Hatta ev kirasını bile ödeyemeyecek hale gelmiştik ancak beklenmedik bir anda gelen yeni bir iş teklifi ile yeniden hayata dönmüştük ve onca yorgunluğun etkisini çeken anne ve babamızın tatili hak ettiklerini düşündüm. Bu yüzden onlara o lanet olasıca 4 gün 3 gecelik bir tatil merkezine gideceklerdi. Bileti ben almıştım. Ablam bu tatil işini soğuk karşılamıştı ve o çarşamba günü hayatımı mahvetti. Beni ve annem ve babamdan etti. Beni annem ve babamdan ayırdı. Bir de bunlar yetmezmiş gibi ablamın nefretini tabii tutuldum. Bana nefret ile yaklaşıyordu ama kendimi suçlu tutmam saçma olurdu. Kendimi boş yere vicdani sorunlarla karşı karşıya bırakmak nedensiz ve saçmaydı. Ben öleceklerini düşünerek yollamadım onları. Anne ve babamı oraya eğlenmeleri için... Ben o bileti almıştım.... Ben onlara böe olacağını bilmiyordum böyle olacağını bilseydim obileti onlara almazdım. O bileti almamak için elimden geleni yapardım. Onların gitmesini de asla izin vermezdim. İşte o çarşamba günü edebiyat hocasının yazdırdığı bir kompozisyon vardı. Bize size en sarsan şeyi yazın dediğinde yazdığım kompozisyonun her bir satırını hatırlıyordum beynime kazımıştım. " Lise 3 ün en bedbaht sorunlarından birini yaşıyorum. Ailevi sorunlar mı? Ah Hadi ama bu bütün gençler de vardı tabii ben istisna olanlardandım. Sevgili mi? bu soruyu es geçiyordum. Ben kaliteli işlerle uğraşırdım. Bu kadar beyinsiz olamazsınız değil mi? Lise 3 öğrencisinin de sorunu olabilir. Bir düşünün. Tamam anladım cidden beyinsizsiniz. Doğru cevap:  ergenlik. Dediğim gibi edebiyatım bile 0.18 o yüzden bu kadar yazı yeter. " Gülümsedim Eğer bu kompozisyon bana şimdi yazdırıyor olsaydı. Yazacağım şeyler çok farklı olacaktı. Mesela şöyle : Kader 'in en bedbaht sorunlarından birini yaşıyorum. Ailevi sorunlar mı? Bazı şeyler basite indirgenmemelidir. Bu. sorun seçilmişlere, dünyada mutsuz olmaya mecburlara aittir. Sorunlar ne türden olabilir ama hepsinin birleşimi aynı noktaya denk geliyordu. Acı mı? Bu basit bir şey değildi. Nefesinizin kesilmesi veya yaşam enerjinizin alınmasın olabilecek kadar basit olamazdı. Yaşanılacak çok şey varken en ufak olayı tartışmaya dökmek saçmaydı. Ancak her şeyin bir önemi olduğunu o şeyi yokluğuyla anlarız. Çünkü biz insanoğluyuz. Elimizdeyken değil elimizden gittiği anda bazı şeylerin kıymetini daha fazla anlarız. Hayat böyledir elimizde olanı bizden alır ve bize gerçekten neyi kaybettirdiğimizi gösterir. Hayatımızdaki şanslar da böyledir. Gerçekleşmesi gereken her şey olağanca düzeniyle gerçekleşmesi gereken saat, dakika ve saniye de gerçekleşir. Kader... Nasip.... Kapının önündeki taksinin gelmesi ile taksiye bindik. Taksiye oturduktan sonra yavaş yavaş ilerlemeye başladık. Etgraf gerçekten karla kaplıydı. 3 ay. 3 ay tam 3 ay boyunca özlerimi kapatıp uyumuştum. Ne gördüğümü hatırlamıyorum ya da ne hissettiğimi hatırlamıyorum. Sadece her şey çok hızlı gelişmiş gibiydi. Zaman herkes için durmuş sadece benim için fazla hızlı bir şekilde akmaya başlamış gibiydi. Durdum. Düşündüm 3 ay benden ne götürdü diye düşündüm. Evde olan ablam beni özlemiş midir? diye düşündüm. Bir zamanlar arkadaşım olanlar beni merak etmiş midir? diye düşündüm. Annem babam olsaydı ne olurdu diye düşündüm. Sadece düşündüm. " Geldik." dediğine Nermin abla , bakışlarım pencerenin dışında kalan hayatı izliyordum. O da haklıydı yaşam ne kadar zordu. Aslında hepimiz inanıyorduk ve bunu fark edemeyecek kadar dikkatsizdik. Hayat odaklanırken biriktirilir. Biz hayatı odaklanmak yerine her an dünümüz veya geleceğimiz ile ilgilenirken , olduğumuz anı her zaman kaçırıyoruz. Biz İnsanoğlu her zaman bir şeylerin peşindeyiz ya geçmişin ya geleceğin. Elimizde Ooanların da farkında değiliz. Hayatlarımızdan yakınmak yerine olanı kabul etmek akıllıca bir davranıştır. ama biz onları süslemek yerine olabildiğince her şeyden şikayet etmeye meyilliydik. Oysa dursak düşünsek olan şu an gerçekleşen şeylerin farkına varsak. Belki de daha iyi olabilirdi her şey.... Bu kesinlikle doğruydu. Hayat odaklanırken biriktirilir. Odaksız bir hayat hiç yaşanmamış gibidir. ₩ ₩ ₩ ° ° ° ° ° ° B ö l ü m a l ı n t ı s ı : B a c a ğ ı m d a ö n c e  b i r u y u ş m a  v e a r d ı n d a n b i r  s ı z ı m e y d a n a g e l d i . B u ğ r a' n ı n s e s i n i i ş i t t i m . Ö l e c e k m i y d i m ? S a n ı r ı m. ° ° ° i y i o k u m a l a r ° ° ° • • • ₩ ₩ ₩ Ç o k   k o n u ş m u ş t u m .  K e n d i m i  a n l a t m a k  i s t e m i y o r d u m .  Y o r u l u y o r u m .  B e n i  a n l a y ı p  a n l a m a d ı ğ ı n ı  b i l e  b i l m i y o r d u m .  A n l a ş ı l m a k  i s t i y o r d u m . ° ° ° i y i o k u m a l a r ° ° ° BÖLÜM ALINTISI Y o r g u n d u m . İ ç i m   a c ı y o r  d u .   B a c a ğ ı m  a r t ı k  a  c ı m ı y o r d u  a m a  k a l b i m  v e  b e y n i m  a c ı y o r d u . ° ° ° i y i o k u m a l a r ° ° ° ^^^ °Merhaba, hikaye hakkında görüşleriniz neler? Burada yeniyim. Bu hikayem de ergenlik döneminden kalma. Bir şekilde yayımlamak istedim ama görüşlerinizi merak ediyorum. Umarım beğenirsiniz? ₩ ₩ ₩
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD