MANOLYA Herkes çıktı. Odada sadece ben, hemşire hanım ve Yüzbaşım kalmıştık. Benim yüzümde gizleyemediğim bir sıcaklık vardı. Genç hemşirenin yüzünde ciddiyet… Atilla’nın yüzündeyse öyle bir gülümseme belirmişti ki, kalbimi bir tuhaf ediyordu. Hemşire elindeki dosyalarla yatağın kenarına yaklaştı, kısa bir an serumu kontrol etti. “Durumu hakkında bilgi alabilir miyim, hemşire hanım?” dedim; Yüzbaşımın gülüşünün üzerimde bıraktığı tesiri dağıtmak istercesine. Hemşirenin bakışları bana kaydı. “Birazdan doktor bey gelecek, eşinizin durumu hakkında onunla konuşmanız daha iyi olur.” dedi, hafifçe gülümseyerek. Başımı onaylarcasına salladım… ve o an içimden “eyvah” dedim. “Eşiniz” demişti yine. Ben mi? Yine sessizce kabullenmiştim. Söylesene kızım, “eşim değil” diye! Mahkemede nasıl şa

