Aziz Cihan/ Marin “Çünkü kaçmanı istemiyorum,” dedim, yumuşak ama bir o kadar da kararlı bir sesle. Gözlerimin içine bakmasına izin vermeyecek kadar ciddi, ama bir o kadar da sevgiden dolup taşan bir tonda söyledim. “Ben artık kaçmıyorum. Ne senden, ne de duygularımdan. Senin de kaçmana izin vermeyeceğim. O yüzden sattım o kanepeni. Sırtını ona değil, bana yasla istiyorum. Başını sert yastığa değil, kocanın sert koynuna koyarak uyumanı izlemek istiyorum.” Bunu söylerken elim göğsümdeydi. Kalbim o an sanki kaburgalarımı kırıp dışarı çıkacak gibiydi. Göğsümün altında atan kalbin sesi bana bile fazla geliyordu. İçim titriyordu. Ve o an… O an bana daha birkaç dakika önce diken diken bakan gözler, bir anda değişmişti. Gözlerini kaçırdı. Başını eğdi. Küçük, utangaç bir kız çocuğu gibi… “Utand

