Yaman "Meryem," dedim... Bağırmak, adını haykırmak isterdim ama sesimi yuttum. Duymasınlar, görmesinler diye feryadımı içime attım. Çünkü Meryem’im… benim canım, benim nefesim, tam da kollarımda bayılıp yere yığılmadan kurtarmıştım. Bir anda nefesim kesilmişti. Dünya dönmüyor, zaman akmıyordu sanki. Ayakta duracak halim yoktu ama Meryem’i o pencereden çıkarmak zorundaydım. Bedenim her yerinden acıyordu, sanki bir kez daha bıçak yemişim gibi. Ama hiçbiri umurumda değildi. Asıl Meryem’e bir şey olursa… işte o zaman gerçekten ölürdüm. Gözümün önünde solsa, ben de onunla birlikte canıma kıyardım. O an herkes kavgaya kilitlenmişti. Kalabalığın uğultusu içindeyken bizi fark eden yoktu. Araca ulaştık. Meryem’in başı göğsümdeydi. Nefesini hissetmeye çalışıyordum ama o kadar hafifti ki… sanki eli

