Bataklık… İsmini çamura bulanmış olan herhangi bir yerden almıyordu çünkü orası bir yer değildi, topluluktu. Daha doğrusu bir kişinin eseriydi: Batak’ın. Batak, işlerin başındaki orospu çocuğunun tekiydi. Sokakta büyüyen çocukları toplayıp onları hırsızlığa, pis işlerine veya dilenmeye zorluyordu, işine yaramadığına veya yeterli parayı getiremediğine karar verirse organlarını çalıyordu. Çocukları hapsettiği yerin isminin Bataklık olma sebeplerinden bir tanesi ise herhangi şekilde çıkışı olmamasıydı. Bataklık’a bir adım atıp battıysanız ölüm kaçınılmazdı. Onun eline geçen çocuklar ya açlıktan ya bakımsızlıktan ya organ yetmezliğinden on üç yaşını bile göremeden ölüyordu. Her şeye direnebilecek kadar iradeliysen onun çocuk toplamasına yardım eden bir şerefsize dönüşüyordun. Biz, on bi

