“Burada olduğumu nasıl öğrendin, kızım nerede?”
“Hepsini cevaplayacağım, senin de cevaplaman gereken çok sorum var, nerede kalıyorsun?”
“Küçük bir otelde kalıyorum buraya fazla uzak değil”
“Bu harika oldu” Büyük otelden epey uzaklaşmıştık, taksi durdurdum adresi söyledi… Butik otele geldik, neredeyse harap haldeydi, görevli yüzümüze bile bakmadan Yüksel’in istediği anahtarı uzattı. İçerisi dışından çok daha berbattı “Burada kalamazsın”
“Kimlik sormayan tek yerdi”
“Beni burada bekle eğer gidecek olursan kızını asla ama asla göremezsin”
“Beni kızımla tehdit etme”
“Ben durduramadım o seni durdurur. Sözlerimde çok ciddiyim sakın beni yabana atma”
Tekrar taksi tutup otelime geldim istediğim aracın geldiğine dair mesaj gelmişti, içeri girmeden garaja girdim görevli yerini gösterdi. Son hız geri döndüm Yüksel otelin içinde değil dışında bekliyordu. Önünde durdum “Eşyalarını niye almadın?”
“Şimdilik dursun, beni işe alan adama buranın adresini verdim”
“O işi bir telefonla bitireceksin”
“Bana emretme hakkını sana kim verdi?”
“Kızım verdi annesinin o tür yerlerde vücudunu pazarlamasını istemiyor”
“Nedenlerim var”
“Helina hiçbir nedeni kabul etmiyor, hesabını kapatıp otelden ayrılıyorsun”
“Kızımın adı Helin”
“Laf karıştırma eşyalarını sen toplamazsan ben toplarım” Arabadan inip kapısını açtım inatla oturuyordu. Kucağında sıkıca tuttuğu çantasını aldım… “Çantamı ver”
“Hayır, sen gelmezsen bu çanta benimle gelecek, paran, hatta silahın bunun içinde, istesen de benden kaçamayacaksın”
Otele girdim peşimden geldiğini biliyordum, odasına girdiğim anda yoğun tuvalet kokusuyla burnumu kapattım. “Bu iğrenç oda için mi inat ettin” Hızla hareket etmeliydim, diğer kadınlar gibi bavul ordusu yoktu. Bir sırt çantası daha vardı onu da alarak hızla dışarı çıktım. “Mikrop kapıp hasta olmazsan iyidir, başka otel bulamadın mı?”
“Ucuz ve diğer otele yakındı. Hem niye ben sana devamlı açıklama yapıyorum ki? Ben mi gel dedim”
“Keşke gel deseydin, bir konuşsaydın birlikte Fayiz Halef pisliğinden intikamını almanın bir yolunu bulurduk”
“Benim buraya geldiğimi, onun adını nasıl öğrendin?”
“Herhangi bir otele giriş yapalım ondan sonra konuşacağız. Kaldığın domuz ahırından çok daha temizini seçeceğimden emin olabilirsin” Sinirinden bacağını titretip duruyordu, umurumda değildi. Beni kolay lokma gibi görmüştü, halada görmeye devam ediyordu. Paylaşmayı öğrenmeliydi. Güzel bir otel buldum tek odada kalmayı istedi, çift kişilik oda tuttum. Sahne makyajı hala duruyordu. Odaya girer girmez banyoyu gösterdim içeri girip kapısını hızla kapattı… Çıkmak bilmiyordu bana inat olsun diye uzun kaldığını biliyordum. Yanına girdim duş kabininin zemininde iki büklüm olmuş hıçkırarak ağlıyordu, suyu kapatıp havluya sarıp kucakladım, başını boynuma yasladı hala ağlıyordu. Yatağa yatırdım ince örtünün altında yine kıvrıldı. Saçları yastığı sırılsıklam yapınca başına havlu sarıp yanına uzanıp sıkıca sarıldım. Bir süre daha ağladıktan sonra uykuya daldı. Neden ağladığını sormadım, kadınlar birçok nedenden dolayı ağlarlardı. İçinde ki zehri boşalttığı düşünmek daha kolay geldi. Yüksel karakterinde ki kadının gözyaşları çok daha anlamlıydı, yüreğinde ki zehir çok fazla olmalıydı. Bu kadınla konuşmak bir türlü mümkün olmuyordu… Sabah gözlerimi zor açtım, Yüksel pencereden bakıyordu uyandığımı fark edince döndü, gözleri uzun süre ağlamaktan şişmişti. Yanına gidip kollarımı beline doladım, bir süre manzarayı seyrettik… Kahvaltıyı odaya istedim ikimizin de yemek salonuna inecek hali yoktu.
“Kızım nasıl iyi mi? Seni görünce ilk tepkisi ne oldu”
“O anı görmeni isterdim bir daha yaşanmayacak. Öylece terk edip gideceğine kızımızı kendin getirseydin görürdün”
“Kızımızı kucağına aldığını gördüm, çok uzaktaydım onun ifadesini göremedim.”
“Beni yabancılamadı, tanıyordu”
“O adamı çok uzun yıllardır arıyorum Suriye'de olduğu haberi gelince başka çare bulamadım… Kızıma en iyi babası bakar diye düşündüm”
“Ya o adamın izini hiç bulamasaydın, ya ben Türkiye’ye gelip senin peşine düşmeseydim kızım olduğunu bilmeden mi ölüp gidecektim”
“Notumda yazmıştım seni ona tanıtıyordum, bir gün kızın olduğunu söyleyecektim”
“Büyüdüğünü görmediğim kızım yaşamının herhangi bir anında kapıma dayanıp senin kızınım mı diyecekti?”
“Oleg hayatın zordu, birde ben zorluk çıkarmak istemedim. Hem bebeğimi istemeyebilirdin. O gün hani Nida’nın bebekleri olduğunda telefonda konuşurken Vera’ya çocuklardan nefret ettiğini söylemiştin”
“Tam onunla konuşurken bebeklerden biri ağladı, kadın şüphelendi. Çocuk mu peydahladın dedi, kedi yavrusu olduğunu çocuklardan nefret ettiğimi şüphelenmesin diye söyledim. Beni damızlık olarak kullanmana gelelim. Niye bir başkası değil de ben bunu hiç kendine sordun mu?”
“Başıma gelenlerden sonra erkekleri hep dışladım. Yıllar beni katılaştırdı kadınlığımı öldürüp gömdüm. Mesai arkadaşlarım bana kadın gözüyle bakmazlardı. Bakmalarına izin vermedim”
“Ya Barbaros”
“İyi adamdır ilk başlarda denedi yüz bulamayınca vazgeçti. Evlenmek istemiyordum hala da istemiyorum”
“İşte bu kalbimi kırdı, sen bilirsin alt tarafı bir imza birlikte yaşayıp kızımızı büyüteceğiz. Belki başka bebeklerimiz de olur”
“Bu dediğin çok zor”
“Piç nişanlının yaptıklarını bana yükleyemezsin”
“Neden yüklemeyeyim, sende kadınları kullanıp atan heriflerdensin”
“Ağzını topla kadın… Benim nedenlerimi biliyorsun zorlandım ve kullanıldım hiçbir masumun kanına girmedim. Her biri tecrübeli kadınlardı, sübyancı değilim küçük kızlara tecavüz etmem… Beni o adamla nasıl bir tutabilirsin ”
Yüksel elleriyle yüzünü kapattı yine ağlıyordu, bir süre bekledim. Kahvaltı masasını kapının önüne çıkarıp yatağa uzandım gelip yanıma kıvrıldı yüzyüzeydik. Yüzüne düşen saçlarını kulak arkasına koydum elimi yanağında tuttu “Nursel’i nasıl öğrendin”
“Sen hem beni hem de kızımızı terk ettin, notundan tehlikenin kucağına atılacağın belliydi. Kaş’a gittim Volkan’a durumu anlattım o da benim gibi endişelendi. Polat’ı, Tolga’yı aradı… Arkadaşların sana çok değer veriyorlar. Sadece onlar değil tüm birim seni bulabilmek için harekete geçti. Kızımızı babaanneme, Nida’ya emanet ettim. Volkan’la birlikte İstanbul’a geri döndük. Bebeğimi getiren kadının bindiği taksiye ulaştık, nereye gittiğine dair ipucu peşindeydik evinin yerini öğrendik. Hiçbir şey yoktu, albümü buldum adamın yüzünü karalamıştın onca yıl neden bu fotoğrafları sakladığını düşündüm nefretten başka bir açıklama bulamadım. Sanki içime doğmuş gibiydi. Hatice’nin kocasına ulaşıp geçmişini eşelemeye başladık, annesi çok yardımcı oldu. Bu arada senin Suriye’ye geçiş yaptığın ihbarı geldi… Şüphelerimiz daha da büyüdü. Neden Suriye’ye gitmiştin… Abinin çalıştığı yeri öğrendim, doğru bilgiyi ondan öğrenebileceğimi biliyordum hikâyenin tümünü ağzından dinledim”
“Babamın, annemin ölümüne neden olan, abimi kötürüm bırakan en önemlisi küçücük kız kardeşimi mahveden adamı affetmem mümkün değildi”
“Haklısın bu açıdan sana hiçbir sözüm yok, ikimizin de aileleri iç dünyalarında cani hisler taşıyan yaratıklar tarafından mahvedildi… Adamın adını abin sayesinde öğrendim. Amirin, birimin senin olayına karışmasının ülkeler arası soruna neden olacağını düşündüğünden Volkan’la, Polat’ın işe karışmasını istememiş ama tüm bilgi ağının sana yardım etmek için kullanılmasına sesini çıkarmayıp buradaki ajanlarının sana yardımcı olmaları için izin vermiş ”
“Sağ olsunlar hepsi de iyi insanlardır”
“Onlar gelemiyorsa ben gelebilirdim, babaannemin bağlantıları sayesinde gazetecilik yapan Ravda’ya ulaştım… Adamın nerede olduğuna dair bir bilgisi yoktu, uzunca süredir birlikte olduğu kadını bulmuş. Otele yerleştim ve seni barda o sefil sahnede yarı çıplak dans etmeye çalışırken görünce deliriyorum sandım”
“Yıllardır onun izini sürüyorum, babamın arazisini söylemiştim. Araziyi alan müteahhide ulaşması zor oldu adam bakım evinde yaşıyordu oldukça yaşlı olduğundan aklı bir gidiyor bir geliyordu. Araziyi kimden aldığını defalarca sordum cevap alamadım. Oğluna ulaşıp tapuyu görmek istediğimi söyledim ilk baştan şüpheyle yaklaştı. Araziyi satın aldıkları kişinin dolandırıcılıktan arandığını söyleyince korktu. Belgelerde onun değil başka adamın adı vardı bu sefer onu aramaya başladım. Spor salonunda temizlikçi olarak çalıştığını öğrendim, onca para alan adam niye temizlikçilik yapardı. Adamı sıkıştırıp polis olduğumu başının dertte olduğunu söyleyince panikledi… Cevat Şakir’i tanıyıp tanımadığını sordum, tanımıyorum deyince fotoğrafını gösterdim Fayiz Halef dedi. İkisi de Suriyeli olduklarından yardım etmekte sakınca görmemiş. Araziyi onun üzerine satış yapıp, tekrar satılmasını sağlamış adamın eline çok az para vermiş. Gerçek kimliğine böyle ulaştım. Suriye’ye geçmek başlı başına bir olaydı, onu bulacağımın garantisi yoktu. Polis bağlantıları olmadan bu tür işlerde fazlasıyla zorlanacağımı hiç hesaba katmadım. Günlerce, gecelerce Suriye gece hayatının görsellerini inceledim durdum. Bu söyleyeceğim aramızda sır olarak kalmalı ajanlardan biri eski öğrencilerimden. Ona ulaşıp durumu anlattım yardımcı olacağını söyledi. O gece sana işim var demiştim adama ulaşamamış sevgilisine ulaşmış. Kadının dansçı olduğunu otelin barında çalıştığını söyledi, ona yakın olmam gerekiyordu. Barda iş bulmasını istedim “Boşta bir iş var ama size uygun mu bilemedim amirim” dedi serseri gülüyordu. Ne iş olursa diye ısrar ettim.” Acelem bu yüzdendi, Helin’i komşuma emanet edip saat beşe kadar gelmezsem sana getirmesini tembihledim”
“Niye beş”
“Bilet bulamadım kaçak yollarla sınırı geçmek zorundaydım. Ya geçemezsem olayı vardı yine öğrencim sayesinde Şam’a geldim, tabii hemen işe almıyorlar. Striptizci arıyorlardı”
“Ah Yüksel intikam uğruna seni o sahnede onca erkeğin önünde çırılçıplak soyunduğunu görseydim mahvolurdum”
“Sevgililerin arasında mutlaka bu tür iş yapan kadınlar olmuştur”
“Hiçbiri sen değildi…”
*****
Kalbim şarkılar söylüyor, söylediği sözler ruhumu okşuyordu “ Her neyse dansçı kızlardan biri ayağını burkunca işe girebildim. Bu gece de oraya gitmeliyim başka türlü o adama ulaşamayacağım”
“Hiç gerek yok kadının telefon numarasını aldım ben onu bülbül gibi konuştururum”
“Onunla yatarak mı?”
“Gerçekleri öğrenmek için kızını bıraktın, bana yalan söyledin… Sen dâhil hayatımda ki tüm kadınlar beni kullandı, buna alışığım… Eğer adamın yaşadığı yeri öğreneceğim kesin desem yat der misin?”
“Hayır Oleg asla böyle bir şey söylemem, annem çok erken menopoza girdi, genetiğimizde var. Bebek sahibi olmak için seni seçtim bunun nedenini anlaman gerek”
“Anlamıyorum Yüksel söyle nedeni ne”
“İlle söyletmek zorundasın değil mi?”
“Buna ihtiyacım var”
“Senden çok fazla hoşlanıyorum o kadar çok hoşlanıyorum ki seni her düşündüğümde ateşler basıyor. Hiçbir erkek için bu hisleri yaşamadım.”
Bu kadar itiraf bile bana yeterdi. Tadına doyamadığım dudaklarından zaman içinde seni seviyorum sözünü duyacaktım. Üstümüzde ki ince pikeyi yere attım, ayaklarından başlayarak her yerini öpücüklere boğdum ben giyinik olsam da o çırılçıplaktı teni muhteşemdi, hele tadı kokusu kendimden geçmemi sağlıyordu. Dudaklarına ulaştığım anda çölde susuz kalmış gibi birbirimizi yedik bitirdik. Beni yana itip kalktı ne yapacağını anlamıştım kollarımı başımın altına koyup izlemeye başladım. Ona ne yaptıysam aynısını yapıyordu, kasıklarıma sıra gelmişti “Bilmiyorum beni yönlendir” diye fısıldadı. Tecrübesiz olması beni yüz kat daha fazla heyecanlandırıyordu. Onu istediğim gibi yönlendirdim dokunuşlarıyla öpücükleriyle özellikle ağzının sıcaklığıyla dayanamayacak hale geldim. Geri çekilmeye çalıştıkça bırakmadı son bir hamleyle altıma alıp içine girdim. Her sevişmemiz aceleyle oluyor bir an önce sonuca ulaşmak için birbirimizi zorluyorduk. Daha sonra onunla tadını çıkararak yavaşça sevişecektim nihayet seksin doruklarına ulaştık. İkimizde nefes nefese kalmıştık…
“Oleg sana bir şey soracağım ama utanıyorum”
“Aramızda utanma olmamalı”
“Şey yabancıların sünnet yaptırmadığını sanıyordum”
Güldüm… Ya gülmesene deyip göğsüme vurdu. “Babaannemin ilk kocasının çocukları Muzaffer ve Selim’le nehre gitmiştim onlar oldukça büyüklerdi. Ben kenarda taşlarla oynarken yüzmeye karar verdiler. İkisinin de cinsel organları benimkinden değişik görünüyordu. Sordum sünnet olduğunu söylediler. Eve geldiğimizde babaanneme olanı anlatıp bende sünnet istiyorum dedim. Babaannem olmaz dedikçe evi birbirine kattım yapmadığım kalmadı. Doktora danışmış sağlık açısından daha iyi olduğunu söyleyince operasyon yapıldı. Tabii ben doktorun elinde bisturiyi görünce ciyakladım ama iş işten geçmişti.”
“Maria’yı nasıl konuşturacaksın?”
“En çok istediklerini vererek”
“Seni de isteyecektir”
“Eşim izin vermiyor derim”
“Eşin değilim evlenmeye niyetim olmadığını söyledim”
Sustum bir gün o nikâh masasına kendi isteğiyle oturacaktı. Bir bebek daha yapma fikri aklımdan geçtiği anda işe koyuldum… İki çocukla evlenmeye mecbur kalacaktı. Yere attığım çarşafı üzerimize çektim. Sevgilim ter içinde kalmıştı, saçlarını kulağının arkasına doğru itip, göğsünü avuçladım “Kızımızı emzirdin mi?”
“Bir yaşına kadar emdi oldukça oburdu zor bıraktı”
Bebek emzirmesine rağmen göğüsleri hala sertti tek değişiklik biraz daha büyük olmasıydı. Devamlı egzersiz yapıyor oluşu, sevgilimin güzelliğini korumak için yetiyordu “Seni emmesini seyretmek isterdim, çok güzel bir görüntü olmalı. O herifi bulunca ne yapacaksın?”
****
Oleg’i çocuğundan mahrum etmekle hata mı yapmıştım ama çocuk istediğini nasıl bilebilirdim. Geçmişi o kadar karışıktı ki… Göğsüne minik bir öpücük kondurdum “Aileme yaptıklarını ödemesi gerekiyor. Kabus görmeni istemediğim için yapacaklarımı anlatmayacağım”
“Ne kadar iğrenç herifin teki olsa da, öldürürsen tutuklanma olasılığın yüzde yüz. Yıllarca Suriye hapishanelerinde çürümenin bir mantığı var mı? Kızımız sensiz büyüyecek onun hasretine katlanabilir misin?”
“Nursel’in başına gelenlere katlanamıyorum. Nişanlı olduğumuzu söyleyerek beni de taciz etmeye çalıştı izin vermedim. Dokunuşları tüylerimi ürpertiyordu, abim, babam hatta annem ısrarcı olmasalar o adamla asla bu yola girmezdim. Gençken etki altında daha çok kalınıyor…”
Onu yargılamaya onu bunu yapsaydın demeye hakkım yoktu, bende aynı hataları yapmıştım “Şimdiki aklım olsa bende babaannemin baskılarına boyun eğmezdim. Telefon açıp işi bıraktığını söyleyecek misin?”
Eğilip çantasına uzandı kalçası gözlerimin önündeydi dayanamayıp okşadım… O telefonla işi bıraktığını söylerken ben çoktan içine girmiştim. Aceleyle kapatıp bana katıldı…
****