Okan söylediğime bir anlam veremeyerek bana döndüğünde ileriye koşmak için bir adım attım ama kolumda hissettiğim elle durmak zorunda kaldım. Kafamı elin sahibine çevirdiğimde Okan'ın arkadaşı Pamir'in olduğunu görmüştüm. Kaşlarımı çattım. "Ne oldu?"
"Selin, kendini tehlikeye atacak bir şey yapma," dedi soğuk bir sesle Pamir. Ben omuz silkerken o, açılan kapıdan gelmekte üzere olan adamlara ateş açmıştı. Okan da ona eşlik etmişti. Beraber resmen adamları tarıyorlardı. Çıkan gürültüyle kulaklarımı kapatmak istemiştim. Bir taraftan da güvenliğimi sağlamak için bana göz kulak oluyordu Okan. Pamir de aynı şekilde. Bu çok ironikti, hem beni tehlikeye atıyorlardı hem de korumaya çalışıyorlardı. Ama bana verdiği ceza yüzünden Okan'a bir ders vermeye kararlıydım. Bu yüzden elimden geldiğince tehlikenin içine girip sadece eğlenecektim.
Onlar ateş ederken ben de o tarafa ateş edince ikisi de şaşkınca bana döndü. Atışlarım ıska olsa da onlar hiçbir şekilde atış yapmamı beklemiyorlardı. Üçümüz de oraya ateş ederken aslında bu durumun gerçekten de eğlenceli olduğunu fark etmiştim. Ve bu düşüncem beni korkutmuştu. Çünkü ben böyle bir insan değildim. Ama bulunduğum durumun farklı bir ambiyansı olduğunu söyleyebilirdim.
Karşı taraftan gelen ateş kesildiğinde hepsinin de etkisiz hale geldiğini anlamıştım. Okan'ın adamları o bölgeye gidip kontrol ettiler. Kel bir adam iyice oralara baktıktan sonra bize döndü. "Burası temiz efendim."
Okan önce bana, sonra da Pamir'e baktı. "Bu kadar çabuk biteceğini hiç sanmıyorum."
Söylediğinde yanılmamıştı. Birden dışarıdan sesler gelmeye başladı. Bizim adamlarımız olmadıkları kesindi. Silah sesleri gittikçe bize doğru yaklaşırken yanımıza Burak da gelmişti. Onunla beraber de farklı adamlar gelmişti. Okan kolumdan tutarak beni çekti. Biz bir köşe saklanırken diğerleri de saklanabilecekleri yerlere geçmişlerdi. Öncekinden daha büyük bir çatışma bizi bekliyor gibiydi. Kapıdan farklı adamlar gelince, Pamir ve Burak onlara ateş etti ve koşarak bize doğru geldiler. Adamlar komple hepimize ateş ederken dördümüz de silahlarımıza sarıldık.
Kalabalık olsalar da bizim kadar güçlü değillerdi nedense. Yanımdaki bu üç adamın bu kadar iyi silah kullanabilmesi beni korkutmuştu. Kim bilir, şimdiye kadar neler yaşamışlardı?
Çatışmaya devam ettiğimiz sırada bize doğru gelen bir kurşunla çığlık atarak yere kapandım. Kurşun bana gelmemişti ama çok yakınımdan geçmişti ve neredeyse bana geliyordu. Okan'ın panikle ve öfkeyle dolu sesini işittim. "Selin! Ne oldu!"
Hiçbir tepki vermeden yerde yatmaya devam ettiğimde Okan, yanıma gelip beni sarsmaya başlamıştı. Sabit ve ifadesiz kalmayı sürdürdüğümde onun küfürler savurduğunu duyabilmiştim. Bana bir şey olmasından mı korkuyordu yoksa beni buraya getirdiği için kendini suçladığından mı böyle korkuyordu? Bilmiyordum. Bildiğim tek şey Okan'ın, beklediğimden çok daha fazla endişelendiğiydi. Pamir, Okan'a seslendi. "Okan, daha şiddetli ateş ediyorlar, kendine gel."
"Onları geberteceğim," diyerek birkaç el ateş etti Okan. Sonrasında Pamir ve Burak çatışmaya devam ederken Okan yanıma eğilip yüzümü avuçlarımın arasına aldı ve fısıldadı. "Selin."
İfadesiz kaldığımda Okan'ın, nefesinin titrediğini duymuştum. "Siktir, bu nasıl oldu?"
"Ne karı gibi çenen var senin ya!" dediğimde Okan'ın gözleri büyümüştü. "Sen?"
"Hıhı ben," dedim yerimden doğrulurken. Silahımın tetiğini çekip bize ateş eden eden adamlara ateş etmeyi de ihmal etmemiştim. Okan hala şaşkınca bana bakıyordu. "Sen, beni mi kandırdın?"
"Aynen öyle," dedim yaramaz bir gülümsemeyle. "Beni buraya getirerek büyük bir tehlikeye attın ve bunun için bir ders alman gerekiyordu."
"Senin hiç almadığın dersler ne olacak peki?" dediğinde omuz silktim. "Demek ki bana ders vermeye çalışmayı bırakman gerekiyor artık."
"Bölüyorum ama çatışmanın içindeyiz şu an. Flörtleşmeye başka zaman mı devam etseniz?" diyen Pamir'e ikimiz de kaşlarımızı çatarak baktık ve aynı anda konuştuk. "Flörtleşmiyoruz!"
Pamir gür bir sesle bağırdı. "Ateş edin!"
Dördümüz de karşıdaki adamları adeta tararken gözüme çarpan siyah bir camda bizim yansımamızı görmüştüm. Dördümüz de garip bir şekilde çok uyumlu görünüyorduk. Özellikle de ben, ilk kez kendimi bu kadar güçlü ve sağlam görmüştüm. Aradaki mesafeye rağmen çelik gibi olan gözlerimi ve nasıl kararlı baktığımı görebiliyordum. Kendimi çok tamamlanmış hissetmiştim. Gülümseyerek ateş etmeye devam ettim.
Dakikalar içerisinde hepsi etkisiz hale gelmişlerdi. Tüm atışlarım ıska olsa da ben sadece eğlenmek istemiştim. Diğerlerine döndüğümde bana garip baktıklarını fark etmiştim. Pamir fısıldadı. "Silahları bu kadar seven bir kızı ilk defa görüyorum."
"Senin bir de görmedilerin var," dedim gülerek. Okan'a da göz kırpmayı ihmal etmemiştim. Ah, gittikçe Okan'a benziyordum.
Operasyondan sonra hep birlikte çıkarken, Burak bana döndü. "Selin, maskeli baloya gelir misin? Melisa ve Başak da burada. Senin gelmeni çok isterler."
"Aslında eve gidip hiçbir şey yapmamak istiyorum," dediğimde Okan sözümü kesmişti. "Geliyor."
İtiraz etmeme hiç izin vermeden arabalara geçtiklerinde mecburen ben de binmiştim. Okan önce eve uğrayıp kendimize gelmemizi söylemişti, o yüzden arabayı eve sürüyordu. Çatışmanın verdiği yorgunlukla gözlerimi kapatıp uyumaya çalıştım.
Eve geldikten sonra sıcak bir duş alıp beyaz, saten bir elbise giyip ışıltılı bir göz makyajı yapıp dudağıma parlatıcı sürdüm. Saçlarımı serbest bırakıp buklelerini açtıktan sonra hazırdım. Okan içeriye girerken birkaç saniye beni inceledi. Bir yorum yapmasını beklemiştim ama yapmamıştı. Elindeki maskeyi bana uzattı. "Al, bu senin."
"Maske takmayacağım, balonun maskeli olması umurumda bile değil," dediğimde Okan garip bir şaşkınlıkla bana bakmıştı. Onun da maskesi yoktu. "Gittikçe bana benzemen beni korkutuyor sarışın."
Ona bir şey demeden gülümseyerek yanından geçtim ve odadan çıktım. Baloyu hiç merak etmiyordum, yalnızca biraz alkol istiyordum. Diğerleri de yüzlerinde maskelerle yanıma gelirken en son Okan gelmişti. Sadece ikimiz maskesizdik. Görevde işçi gibi davranan iki kız da buradaydı. Melisa, Burak'ın sevgilisiydi. Başak da Pamir'in... Pamir'in bu kadar soğuk olması bende şüphe uyandırmıştı. Bizimleyken bile daha samimiydi. Ya çok soğuk ve içe kapanık biriydi ya da onun yüzünü gülümsetecek birisiyle henüz karşılaşmamıştı. (TUTSAK okuyanlar şu anda gülümsüyor hahaja)
Hep beraber arabalara geçtik. Balo yeri çok da uzakta değildi neyse ki.
Mekana geldiğimizde sırayla içeriye geçerken kapıdaki adamlar Okan'a selam vermişlerdi. Okan ise hiç umursamamıştı. İçeriye girdiğimizde çok hareketli ışıkların olduğunu fark etmiştim. Altımız da bir masaya geçerken Okan bize bir şey demeden yanımızdan ayrılmıştı. Ben de kızlarla sohbet etmeye karar vermiştim.
Çok geçmeden etrafı incelediğimde Okan'ın birkaç kızla konuştuğunu görmüştüm. Yüzünde her zamanki yavşak ifadesi vardı. Gözlerimi devirdim ve gelen içeceğimi yudumlamaya başladım. Gerizekalı.
Biraz hızlı içmeye başladım çünkü hiç eğlenmiyordum. Saçlarımı savurdum ve müziğin ritmiyle yerimde sallanmaya başladım. Biraz dağıtmak istiyordum. Ben kendi halimde dans ederken Okan'ın bakışlarının üzerimde olduğunu hissetmiştim.
Dakikalar sonra sırtımda bir gövde hissedince kafamı yana çevirdim. Okan yine sinirlerimi bozmaya gelmişti anlaşılan. Saçlarımı sağ omzumda topladı. "Bu güzellik gerçek mi?"
Kulağıma fısıldadığında nefesi tenime değmişti. Sertçe yutkundum. "Def ol."
Ellerini karnımda birleştirip kendisine yasladı. "Hayatta bırakmam."
"Eğlenmek istiyorum," dediğimde güldü ve bana elini uzattı. "Gel o zaman."
Elini tutup yerimden kalktım ve piste yürümeye başladık. Belimdeki eliyle beni döndürüp sırtımı gövdesine yasladı. Müziğin ritmine göre sallanmaya başladığımızda boştaki eliyle bacağımı okşadı. İstemsizce yerimde kasılırken parmakları bacağımın iç kısmına baskı yapmaya başlamıştı. Hissettirdiklerini görmezden gelerek hiçbir şey olmamış gibi ona döndüm. Intikamımı alacaktım.
Ona yaklaştım, daha doğrusu dibine girdim ve tırnağımı omzundan karnına doğru bastırarak indirdim. Yüz ifadesi ciddileşirken gülümsedim. "Ne oldu Okan?"
"Beni mahvediyorsun," diye fısıldadı. Dudağımı ısırarak yüzümü yüzüne yaklaştırdım ve dudaklarına doğru fısıldadım. "Ama devamını ancak rüyanda görebilirsin."