İstanbul'daki nişan töreni, iki aileyi bir araya getiren, gösterişten uzak ama sıcak bir buluşmaydı. Annemin hazırladığı ikramlar, Fatih'in babasının getirdiği Mardin'in meşhur cevizli kurabiyeleri, kardeşimin çektiği fotoğraflar... Her şey çok güzeldi, çok anlamlıydı. Fatih'in babası, o sert görünüşünün altında, aslında ne kadar duygusal bir adam olduğunu gösterdi o gece. Oğlunun elini tuttu, "Hayırlı olsun," dedi, gözleri dolu dolu. Sonra bana döndü, "Kızım, sen de artık bizdensin. Oğluma sahip çık," dedi. Annem ağladı, babam Fatih'in sırtını sıvazladı. İki aile, birbirine kenetlendi. Ve biz, Fatih'le el ele, geleceğe doğru ilk resmi adımımızı attık. Nişanın ertesi günü, Mardin'e döndük. Bu kez daha farklıydı. Artık misafir değildim, gelin adayıydım. Köye vardığımızda, Gül nine ve diğe

