Sabotajın üzerinden üç gün geçmişti. Fatih, hiç vakit kaybetmeden hasarın onarılması için kolları sıvamıştı. Köylülerden gönüllü olanlarla birlikte, kırılan boruları değiştirdik, pompayı tamir ettirdik, sistemi yeniden kurduk. Bu kez daha dikkatli, daha kararlıydık. Fatih'in babası, oğlunun bu azmini görünce, biraz olsun yumuşamıştı. Bir akşam, yemekte, "Oğlum," dedi, "sen gerçekten bu işe inanıyorsun, değil mi?" "İnanıyorum baba," dedi Fatih, gözlerimin içine bakarak. "Aylin'in dedikleri doğru. Bu topraklar bizim geleceğimiz. Onları korumalı, geliştirmeliyiz. Sadece dua etmek yetmez." Babası başını salladı, derin bir nefes aldı. "Peki," dedi. "Deneyelim bakalım. Ama masraflar senin üstünde. Ben karışmayacağım." Bu, büyük bir adımdı. Fatih'in yüzü aydınlandı. "Teşekkür ederim baba," de

