Saçlarıma sıkıca sardığım saç havlusu ıslak saçlarımdaki suları emiyordu. Üzerimde Ilgaz’a ait baldırlarımı kapatan bir tişört vardı. Elimdeki çikolatayı iştahla yerken bir yandanda merdivenlerden iniyordum. Salona girdiğimde Ilgaz’ı göremedim. O benden önce duşa girmişti ben ise ondan sonra duşa girmiştim. Beyza kumandayla televizyonda gezinirken beni fark ederek gülümsedi. “Ağabeyimin tişörtü sana daha çok yakışmış.” diyerek kıkırdadığında gülümsedim. “Teşekkür ederim.” diyerek hızlıca yanına gidip oturdum. Yanaklarını şişirdiğinde onun sıkıldığını anladım. “İzleyecek hiç bir şey yok ve evde canım sıkılıyor!” dediğinde güldüm. “Alışman gerekiyor, en azından o iç karartıcı kulede değilsin.” “Ay evet.” diye bana katıldığında çikolatayı ona uzattım. “İster misin?” dediğimde ba

