HELİN: Düğün alanına vardığımızda mahşer günü gibi bir kalabalık karşılamıştı bizi. Seçkin misafirler için özel masalar vardı bir de biraz ilerde normal davetliler için sandalyeler. Ahadlar daha gelmemişti. Özel masaya gidip ne diyecektim? Beni kimse tanımazdı ki. ‘Ben Ahad Toygaroğlu’nun karısıyım !’ Bunu söylemektense sandalyeleri tercih ederdim. Zaten o sırada gelen düğün sahibi beni hizmetlilerin olduğu tarafa yönlendirdi. Geçtim hizmetlilerle sandalyeye oturdum etrafı izlemeye başladım. Kerim ağa yanında Ahad’la alana geldiğinde bütün erkekler oraya yöneldiler. Ahad benim nerede olduğuma bakmıyordu bile. Çiğdem anne kadınların ilgi seli arasında kalmıştı zaten. Ahad erkeklerin masasına yerleşmiş arada etrafına bakıyordu ama beni mi arıyor başka bir derdi mi var çözemiyordum. Kaf

