Helin: Nişan sabahı uyandığımda güne başlamakta zorlandım. Fadile odama geldi, kahvaltımı nazikçe getirdi. Yavaşça yiyip bitirdikten sonra duşa girdim; sıcak su vücudumu gevşetmiş, zihnimi toparlamıştı. Çıktığımda sabahlığımı giydim, ama rahatlığımdan eser kalmamıştı; odaya doluşan kuaförler hemen işe koyuldular. Kimi saçlarımı şekillendirdi, kimi makyajımı yaptı; her biri beni hazırlamak için yarışıyordu adeta. Tuvaletimin içine giyilecek çamaşır getirildi, üstümde tam yerine oturtuldu. Ayağıma tuvaletin kumaşıyla uyumlu topuklu ayakkabılar giydirildi.. Çiğdem hanımın hediyesi olan bilezikler takıldı; Fadile tekrar geldi, manalı bir sesle: — Helin hanım, Ahad ağa sizi aşağıda bekliyor, fotoğraf çekimi yapılacakmış. Kalbim kulaklarımda çarparken odadan çıktım . Ahad: Hocazade konağı

