ALIŞVERİŞ

1048 Words

Ofiste evrakların arasında kaybolmuşken çalan telefonla irkildim. Ekranda annemin adı yazıyordu. Merakla açtım. — Sonunda gelini doya doya gördüm, Ahad! — dedi, sesi neşeyle çınlıyordu. Gülümseyerek, muzip bir sesle sordum: — Eee, nasıldı? — Çok güzel oğlum… Roza’dan bile güzel. Narin, incecik ama öyle kemikli değil. Gözleri… saçları… bayıldım, bayıldım! Sözlerini dinlerken gözlerimi kapadım. Bir anlığına o geceye gittim. Helin’i kucağımda taşırken ince vücudunun hafifliği, saçlarının kolumdan aşağıya doğru ipek gibi dökülüşü, sıyrılmış gecelikten görünen memeleri, yuvarlak kalçaları pembe külodu… hâlâ aklımdaydı. — Ne mutlu sana anne, — dedim, gülerek. — Ama… gözlerinde çok hüzün var, Ahad. İçim burkuldu. — Ne bekliyordun anne, bana âşık olmasını mı? — Öyle tabii… kolay şeyler y

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD