AHAD: Gözlerimi dudaklarına dikmiştim ve bu sefer hissediyordum o da beni çok özlemişti. Hiç düşünmeden dudaklarına yapıştım. Bu hasreti biliyordum. Daha önce tatmıştım, ama bu kadar yakıcısını hiç görmemiştim. İçimdeki koru ancak Helin’in dudakları söndürebilirdi. Helin’in dudaklarını ağzıma hapsedip belinden tuttum duvara yasladım. Helin de incecik kollarını boynuma dolamış öpücüklerime karşılık veriyordu. Dudaklarından boynuna inen o muhteşem hattı emerek aşağıya indim. Ellerimle ellerini tutmuş yukarı kaldırıp duvara yaslamıştım. Ellerim vücudunu bütün kıvrımlarında dolaşıp hasret giderirken elime minik bir kabarıklık geldi. Helin’in şeklini ezbere bildiğim dümdüz karnında minik bir kabartı. .. Başımı kaldırıp Helin’e baktım. İçime sığdıramadığım bir heyecanla“Helin işte burada!”

