Arkamda kalanlara son bir bakış attım. Kahraman kızların arasında sıkışıp kalmıştı. "Mehir! Bekle konuşalım!" dese de onu duymazdan geldim ve Taksim kalabalığının içine karıştım. Kahraman'ın bana göz koyduğunun farkındaydım ama kriterlerime fiziksel olarak uymuyordu. Hele kızların çok beğendiği serseri ve yakışıklı bit tipte olması tamamen onun aleyhineydi. Misal, göbeği olsaydı bugün o kızlar onun çevresinde öyle yığınak oluşturup sağanak sağanak adamın üstüne yağmazlardı. Aklımdan geçen "Kahramanlı" düşüncelere sektir çekip, temiz havayı ciğerlerimin en kuytusuna kadar çektim. Amacımın ne olduğunu asla unutmamalıydım. Yoluma çıkan ultra çekici taşlara takılıp aynı hataya düşmemeliydim. *** Pazartesi sendromunu kim icat etti? Neden pazartesi günleri uyanmak eziyet ve işe git

