bölüm 91

1098 Words

Meu’nun dediği gibi beş kilometre güneye gelmiştim. On metre yüksekliğe varan surlar, her on beş metrede bir gözcü kuleleri, sulardan asılmış yeşil bayrak üzerinde ağzı açık yılan desene, üç metre yüksekliğe varan büyük bir kapı ve kapının önünde ona yakın insanla burası Tamas krallığı idi. Kapıya doğru yaklaştığım sırada kapı muhafızlarının insanları içeriye bırakmak için para topladıklarını gördüm. Her para almazdan önce etraflarına bakıp sonra paraları alıyorlardı. “demek içeriye girmek için haraç vermek lazımmış. İnsanlar niye bu kadar aç gözlüler hala anlamış değilim“ diye aklımdan geçirdiğim sırada kafamı iki yana olumsuz anlamda sallayarak sıkıntılı bir nefes verdim ve benim sıranın gelmesini bekledim. Sıram yirmi dakika sonra gelmişti. Kapı görevlisi, “dur velet, buraya n

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD