bölüm 4

1355 Words
Virgin gruba bakıyordu ama hiç bir şey söylemiyordu. Grup ise tetikte durmuş Virgin'e bakıyorlardı. Virgin bakışlarını onların kıyafetlerine çevirdi, ne pahalıydı, ne ucuz hepsinde normal görünen elbiseler vardı Gruptakiler Virgin'in bakışlarının üzerlerindeki kıyafetlere dolandığını gördüklerinde kızlar hemen göğüslerini tutup bir adım geriye çekildiler. Erkekler ise kızların geri çekilmesi üzerine ellerindeki silahları sımsıkı kavradılar ve kendilerine kızmaya başladılar. Eğer Virgin kızlara sarkıntılık ederse onlar hiç birşey yapamayacaklardı. Virgin daha fazla dayanamadı ve "ben size kendimi tanıttım ama siz kabalık yapıyorsunuz. Rica etsem kendinizi tanıtırmısınız?" Dedi nazik bir biçimde. Pembe saçlı kız öfkeli bir sesle, "niye tanıtalım ki, kendimizi! Zaten öldürmeyecekmisin bizi?! Hadi öldürüyorsan öldür uzatma! Sana yalvaracak falan değiliz!" dedi. Virgin kaşlarını çattı ve "benim sizi öldürmem için sadece bir sebep söyle?" dedi kızgın bir sesle. Pembeli kız sakin bir şekilde, "sen kara büyücüsün. Sen insanları öldürürsün. O yüzden bizi de öldüreceksin diye düşünmüştüm" dedi. Virgin grubun beş metre ilerisinde yerde bağdaş kurdu. Gruba bakıp "ne bekliyorsunuz? Hadi oturun biraz sohbet edelim" dedi sakin bir sesle. Grup bir kaç saniye tereddüt etdikden sonra, sarı saçlı oğlan bir adım öne çıkıp, "ben Xain San San klanının veliahtıyım. Bizim klan krallıkta düşük seviyeli" dedi ve geri çekildi. Sonra turuncu kafa bir adım öne çıktı ve " ben Komilli Duo. Xainin yakın arkadaşıyım" dedi ve geri gitti. Sonra sarı saçlı kız öne bir adım atıp korkak bir şekilde, "ben Zirinc San. San klanın prensesiyim "dedi ve geri çekildi. Pembe saçlı kız, ”Onyez. San klanın bir üyesi" dedi kısaca. Virgin kafasını anladım anlamında salladı ve "oturun" dedi. Herkes oturduktan bir saniye sonra Onyez, "Dedinki, sohbet edelim biz konuştuk sıra sende" dedi. Virgin tebessümle, "ben Ağlayan Kaplumbağa krallığına yakın bir köyden geliyorum. Köyün ismi Dev Yarasa" dedi ve ekledi, "sıra bende. Neden avlanmaya buralara geldiniz? Ormanın giriş taraflarında da kaynak canavarları olmalı" diye sordu. Xain, ”biz söylediyim gibi düşük seviyyeli klandan geliyoruz yani çokta öretmen yok o yüzden bizde ormanda savaşmayı öyreniyoruz" duraksadı ve tereddütle " bizi ne yapacaksın?" dedi. Virginse çok komik bir şey duymuş gibi gülmeye başladı " hahahaha... nemi yapıcam? Hiç bir şey. Bana saygısızlık etmediniz yani Onyezden başka" dedi ve bakışlarını Onyeze çevirdi. Onyez bakışların kendisini bulduğunda ürperdi ve bir defa yutkundu. Virgin, "sıra bende. Sizde ne kadar çekirdek var?" diye sordu. Grupdakilar biraz affallamıştılar. Akıllarında 'yoksa bu bizden çekirdeklerimimizi alacak?" Diye düşündüler ama cesaret edipde soran yalnızca Komilli oldu. Ürkek bir şekilde, "50 tane 6. ve 40 tanede 7. seviye çırak çekirdeklerimiz var" dedi. Virgin cevabı aldıktan sonra yüzü düştü ve "bu kadar kişi sadece 90 tane çekirdek topladı?" Diye sitem etti. Sonra parmağını boyutsal yüzüğüne değiştirdi ve içinden bir boyutsal yüzük çıkardı ve Xaine verdi. Xain biraz terreddütte kaldıktan sonra yavaş ve korkak bir şekilde yüzüyü aldı parmağına taktı ve içini kontrol etti. Bir kaç saniye sonra gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Bunu gören grupdakiler telaşlandılar. Onyez ve Komilli savunma pozisyonunu aldı. Zitinc ise ellerini kardeşinin omuzlarına koymuştu ve bir kaç büyü mırıldandıktan sontra elinde beyaz ışık çıktı ve kardeşini sardı. Bütün bunlar sadece iki saniyyede olmuştu. Xain şaşkınlığını üstünden atıp hemen, "efendim çok teşekkür ederim ama ben bunları kabul edemem" dedi saygılı bir şekilde ama içinden, 'bu nasıl bir canavar' diye düşünmüştü. Zitinc ise meraklı ama kısık bir sesle, "abi ne var onun içinde" diye sordu. Xain, " 1.000 adet 8. seviye çırak çekirdekleri var" dedi. Xain'in, '1.000 adet 8. seviye çırak çekirdekleri' lafını duyduklarında içlerindeki korku dahada büyümüştü. Nasıl bir insan bu kadar değerli bir şeyi onlara hiç bir değeri yokmuş gibi verirdi ki? Virgin düşünüyormuş gibi yaptıktan sonra, "tamam o zaman ben sizin klanınızda kalayım ödeşmiş oluruz" dedi. Herkes bir daha şok olmuştu! Nasıl yani? Bu kadar değerli bir şeyle krallar gibi bir handa bir yıl falan yaşayabilirdi ama bu çocuk onların düşük seviyyeli kalnlarını seçmişti. Virgin aklına bir şey gelmiş gibi, "ha bu arada benim kara büyücü olduğumu hiç kimse bilmesin" duraksadı ve "yani tehdit etmek istemiyorumda, krallığı başınıza yıkarım!" dedi. Grubun içine bir ürperti düşmüştü. Resmen tehdit edilmişlerdi. Söylerlerse krallık başlarına yıkılacak ama söylemezlerse belkide klanlarının ismini küçük bir ihtimalda olsa yükseltebilirlerdi. O yüzden Xain, "tamam kabül. Buradaki hiç kimse senin kara büyücü olduğunu söylemeyecek" dedi. Virgin memnun olmuş bir ifade ile ayağa kalktı ve "hadi kalkın benimde zaten ormanda bir işim kalmadı hadi klanınıza gidelim" dedi ve yerdeki ibrion'un çekirdeyini alıp kendi boyutsal yüzüğüne attı. Grup kalktı ve AĞLAYAN KAPLUMBAĞA krallığına doğru harekete geçtiler. On beş gün sonra..... Artık AĞLAYAN KAPLUMBAĞA krallığının surları gözükmüştü çokta büyük olayan gösterişsiz duvarları vardı. Virgin ve San klanı üyekeri yol boyunca kaynaşmışlardı. Hep birlikte canavar bile avlamışlardı. Hatta bir gün üzerlerine on beş kişilik haydut grubu saldırmıştı. Bir kaç saate hepsini halletmişlerdi. Virgin ve San klanı üyeleri krallığın kapısına vardıkları zaman nöbetçi onları sanki tanıyormuş gibi yüzünü astı. Nöbetçinin yanına vardıkları sırada nöbetçi alaylı bir şekilde, "prensim neden yürüyerek geldiniz? Söyleseydiniz kervan gönderirdik sizin için" dedi. Xain ise hiç cevap vermedi sanki artık alışmıştı bunlara. Krallıka girdiklerinde birkaç dakika yürüdüler ve Virgin, "buralarda elbiseci varmı? ha birde Xian beni takip et" diye kafa işareti yaptı ve grupla birlikte bir kaç ara sokaktan geçtiler. Beş dakika sonra bir bir hanın önünde durdular. Han tek katlı üzerinde küçük, küçük çatlaklı olan bir yerdi ve içerideki vitrine elbiseler asılmıştı. Xian hana girdikten sonra arkasından klan üyeleri en son ise Virgin girdi. Onlar içeri girdikleri zaman satıcı olan on altı, on yedi yaşlarındakı siyah saçlı, sarı gözlü bir seksen boylarındaki kız içeriye birilerinin girdiğini gördüğü zaman sevinmişti. Çünkü saat üç olmasına rağmen hala siftah yapmamıştı ama bu sevinci içeri girenleri görmesiyle soldu. Çünki içeri girenler San klanının üyeleri idi ve onlar bir kaç bakırlık bir şeyler alırlardı. Xian içeri girdikden sonra hemen lafa girdi, "merhaba Anna biz arkadaşım için bir kaç şey almaya geldik" dedi ve eli ile solundaki Virgini gösterdi. Virgin ise hiç aldırış etmedi ve içerde dolanmaya başladı. Cübbelere karşı bir sempatisi vardı o yüzden ilk önce sağdan ikinci reyonda olan cübbelerin olduğu yere gitti. Virgin bir kaç cübbe baktı ama hiç biri hoşuna gitmemişti. Biraz bakındıktan sonra simsiyah bir cübbe gördü ve eline aldı. Adeta aşık olmuştu cübbeye. Herkes Virgine şaşkın şaşkın bakarken oda sanki cübbeyi yiyecekmiş gibi bakıyordu. Bir cübbeye resmen aşık olmuştu. Virgin bir kaç saniye daha aşık dolu gözlerle baktıktan sonra gözünü bile ayırmadan, "bu cübbe ne kadar?" diye sordu. Anna sakin bir şekilde, "beş gümüş" dedi. Virgin tereddüt etmeden yüzüğünden beş gümüş çıkarttı ve Annaya verdi. Sonra cübbeyi üzerine giydi ve handan dışarı çıktı. San klanı üyeleri Virginin çıktığını gördükleri zaman Anna ile vedaşlardılar ve dışarı çıktılar. Handan beş, altı adım attıktan sonra iki iyi giyinimli kırk, elli yaşlarındaki adam ayak üste durup sohbet ediyorlardı. Sohbetlerini San klanının üyelerini gördükleri zaman durdurdular. Birinci adam, "hey şunlar San klanının üyeleri değil mi?" Dedi. Diğer adam, "evet. Duydunmu son kalan üyeleri bir kaç aya klanları çökecek ne kadarda yazık" dedi. Diğeri de onu onayladı. Bu konuşmaları herkes gibi Virgin ve San klanı üyeleride duymuştu. Virgin klan üyelerine baktığı zaman hepsinin gözü öfkeden seğiriyordu ama hiç bir şey yapmıyorlardı. Bir saatin ardından çekirdek satmak için kurulan bir hana geldiler içeri girdikleri zaman yaşlı adam sanki onları tanımıştı ve bu tanışma hiç hoş diyildi sanki. Yaşlı adam, "ne istiyorsunuz ?" Dedi saygı çerçevesinden uzak bir şekilde. Virgin, Xainin konuşmasına izin vermeden bir adım öne çıktı ve "kıdemli benim. Enerji çekirdeyi satacaktım nasıl yapabiliriz?" diye sordu. Yaşlı adam düz bir ifade ile, " kaç tane?" Dedi. Virgin gülümsedi ve "10.000" dedi. San klanındakiler şaşırmamışlardı ama yaşlı adam çok şaşırmıştı. Hemen aklından, 'bu yaşta bu kadar çok canavar öldürmesi imkansız! Kesin soylu bir aileden geliyor' diye düşündü ve " buyrun efendim satmak istediklerinizi koyun hemen alalım" dedi nazik ve kibar bir şekilde. Virgin parmağındaki çekirdekleri seviyelerine göre ayırdı ve yaşlı adama verdi. 2.000 tane 5. seviye çırak 3.000 tane 7. seviye çırak 5.000 tane 8. seviye çırak Yaşlı adam karşısındaki çekirdeklere baktığında baya bir şok olmuştu. Bu seviyeli çekirdekler çok değerliydi. 5. seviye çırak çekirdek - 10 gümüş 7.seviyeli çırak çekirdek - 50 gümüş 8. seviye çırak çekirdek - 100 gümüş yani 1 altındı. Yarım saatin ardından Virgin 5170 altın aldı ve boyutsal yüzüğüne koyduktan sonra handan çıktılar. Havanın yavaş yavaş karardığını gören Xian, "artık klana gitmek vakti geceleri buralar pek tekin olmaz" dedi.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD