Bugün Mardin'de 1 günümdü kızlardan ayrıldık Herkes kendi araştırmasını yapmasını söyledim baktık güzel şeyler bulduk birleştiririz olmadı Herkes kendi araştırması ile gider Emel Hoca'ya dedik ve üstüme dar bir kot beyaz basit bir tişört giydim ayağıma rahat bir spor Ayakkabılarımı giydim saçımı yukarıdan at kuyruğu topladım aşağı indim resepsiyona doğru gittim ve görevlileri Mardin çarşısına nasıl inebileceğimi sordum yüzüme baktılar ve anlatmaya başladılar Burası merkeze Çok yakın bir otelmiş o yüzden yürüyerek de gidebileceğimi söylediler şahaneydi adım attım da Şahane güzel olduğunu duymuştum Mardin'in gizemli olduğunu duymuştum karşımdan gelen kızların çok çok güzeldi uzun boylarına simsiyah saçlarına iri gözlerine ve anlamlı bakışlarına insanları sıcakkanlıydı nereye gidiyorsun Ne yapıyorsun bir yerde selam veriyorsun çay ikram ediyorlar konuşuyorsun saatlerce Konuştuğun biri vardı ağzımızda Eskiden bakırdan takılar yapıyormuş Hala da yapıyor takıları şahaneydi anlayan o takılara Servet yatırabilirdi anlamayanlar ise parlamıyor ki ne yapacağım ben bu takıları derdi bilmezse Asım usta bir yüzük yapılışını aylarını aldığını Asım usta çok iyiydi her şeyi tek tek anlatıyordu Bir çay 2 çay derken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım karnım acıkmıştı burada yapabileceğim en iyi şey esnaf lokantasına girmekte bir yerin yemek kültürünü tanımak istiyorsan oranın esnaf lokantasına gitmen gerekiyor Ben de öyle yaptım Asım usta Bana en iyi Mardin yemeklerini nerede yiyebileceğimizi söyledi çok eski bir esnaf lokantası varmış Hamza Usta'nın lokantası hanımıyla çalışıyormuş önceden babası çalıştırıyormuş babası vefat edince Hamza Usta almış yemekler şahaneydi Ne yiyeceğimi şaşırdım hepsinden azar azar istemiştim Hamza Usta masaya koydukça gözleri eleşti ve bana bakıp
- He Kara Kız bunların hepsini sen mi yiyeceksin Yapma etme israf etme dedi Hamza ustaya dönüp ustam Sen ne diyorsun Beni bıraksalar bütün lokantayı yerim de hepsini tatmam gerekiyor Mardin'e ilk gelişim ve ben buranın tadını çıkarmak istiyorum çoğu yemek sakatat üstüne idi işkembeden de yapılan varmış Çok lezzetliydi bir anda yanıma 3 tane gölge oturdu hiç beklemiyordum Kızlar yanıma oturdu ne işim var burada
-Ne yapıyorsun başka Yer mi kalmadı yemek yiyecek arasaydın hep beraber bir restorana geçer yemeklerimizi yerdik dedi Esra
- restoranda yemek isteseydim otelde kalırdım ama buranın yemeği güzelmiş Size de tavsiye ederim dedim Bilge tepeden bakarak Hiç işim olmaz kaç yıldızlı ki burası dedi Hamza abinin eşi Gülsüm abla
- buradan Yıldız neyin yok kızlar ben varım adımda Gülsüm dedi içimden Gülmek geldi Gülsüm ablam yanlış anlamıştı O öyle bakınca Abla tatlı yok mu dedim kızlar yüzüme baktı
-kızım sen şişmeye mi Niyetin var şurada 3 gün sonra balo var Ne yapacaksın duba olarak mı geleceksin kapıda koruma olarak mı duracaksın diye atladı Sina
- yok baloya gelmeyeceğim ki Hamza abinin gelin düğünü varmış oğlu evleniyormuş beni de düğüne davet etti o düğüne gideceğim hem oradaki kadınları görürüm giyimlerini görürüm kumaşları görürüm geleneklerini ve göreneklerini görürüm biz bunun için buraya gelmemiş miydik Niye farklı davranalım ki siz baloya gidin Kızlar ben size de öyle hem bu akşam arkadaşım gelecek onu alacağım Yemek yemeyecekseniz size çay söyleyeyim dedim Bilge boğazını temizledi ve
- Ne çayı Allah aşkına Hayal delirdin mi Ne yapmaya çalışıyorsun sabahtan beri seni arıyoruz girmediğin dükkan kalmamış içmediğin kadar çay içtim içmediğin kadar kahve içtim ve oturmuşsun tıkınıyorsun o baloya girmen gerekiyor Sen de biliyorsun Emel Hoca Yakar hepimize O yüzden lütfen kalk ve gidelim dedi
- Merak etmeyin Emel Hoca ile konuştum baloya katılmayacağımı söyledim O da tamam dedi ben o düğüne gitmek istiyorum Gelmek isteyen olursa benimle gelir dedim Esra laf atladı hemen
- Delirdin mi kızım baloda yakışıklı çocuklar da olacak hem biliyor musun Mirza Hanoğlu da orada olacakmış Esra'nın yüzüne baktım Mirza Han oğlu kim ve bana ne dedim Esra bana uzaylımışım gibi bakıp
- kızım bilmiyor musun Kaldığımız otelin sahibi Hatta Mardin'in sahibi diyebilirsin adamın aşireti çok zengin mallarının büyüklerinin haddi hesabı yok gözlerimi devirdin mi Esra'ya kızım sen zengin değil misin Sana ne elalemin parasından pulundan bana ne hem dedim Esra gülmeye başladı O güldükçe herkes bize bakıyordu kıpkırmızı olmuştum resmen yanlış bir şey mi söylemiştim acaba galiba Hani derler ya fazla mal göz çıkarmaz diye Sanırım zengin insanların gözleri Bu yüzden doymuyor fazlasını fazlasını istiyorlar Esra'nın babası Mardin'e gideceğini duyunca Han oğullarından bahsetmiş ve ne yap ne et Mirza Hanoğlu ile aranı iyi tut demiş sanırım Babası da aç gözlü kızlar yanımdan ayrıldı ve Ben Derin Bir Sessizlik ve çayımı içmeye başladım